Bir Direnişin Simgesi : "14 Mart Tıp Bayramı"
Biz tarihi günleri çoğunlukla eğlencelerle kutlamaya alışık olduğumuz için gerçeğin önüne de kalın bir perde çekmiş oluruz. Unutulun her önemli gün yeni nesillere de eğlenceli, şarkılı sözlü balolar olarak aktarıldıkça anlamını da yitirir İşte bunlardan biri de 14 Mart. Genç kuşaklar 14 mart tarihini bol bol dans edilen doktorlar günü olarak bilir, Bület Kıran işte bu az bilinen güne ışık tutmuş,
Bir Direnişin Simgesi : ?14 Mart Tıp Bayramı?
Bugün, ülkemizde Modern Tıp Okulunun kuruluşunun üzerinden 183 yıl geçmiş, medya her zamanki gibi daha çok tıp balolarına ve aradan geçen 183 yıla vurgu yapılacak. II. Mahmut döneminde Hekimbaşı Behçet Efendi?nin öncülüğünde 14 Mart 1827?de ?Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire? kurulmuştur. Bu döneminin çağdaş Tıp Okulu Osmanlı İmparatorluğu?ndaki sağlık eğitimi ve örgütlenmesine atılan ilk modern adımlardan birisi olmuştur.
Ancak, ülkemizde Tıp Bayramı?nın kutlanması için seçilen 14 Mart tarihinin özü, bu okulun kuruluş tarihinden öte çok daha farklı bir anlam yüklüdür.
Çünkü, ülkemizde ilk defa Tıp Bayramı 14 Mart 1919?da İstanbul?da işgalci emperyalist güçlere karşı bir tepki ve direniş hareketi olarak kutlanmıştır.
Antiemperyalist bir düşünce ile yaşama geçirilmiş olan Tıp Bayramı?nın doğumu 14 Mart 1919?dır.ve buna göre gerçekte 91. Tıp Bayramı?nı kutlayacağız.
Gerçek, 14 Mart Tıp Bayramı?nda antiemperyalist bir öz, vatanını seven, halkının sorunlarına sahip çıkan bir eylem birliği vardır.
Bugün, bu eylem birliği, sadece hekimlik mesleğiyle, şık salonlarda yapılan tıp balolarındaki kutlamalarla, hekim ve sağlık çalışanlarının özlük haklarının dile getirilmesiyle sınırlı kalamaz.
Bugün, 14 Mart Tıp Bayramının özüne uygun olarak, başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları tarafından ülkesinin tüm sorunlarına birer aydın olma yükümlülüğüyle duyarlılık gösteren ve halka çözüm yollarının anlatıldığı, sağlık alanını ticarileştiren tüm emperyalist uygulamalara karşı bir tepki ve direniş hareketi olarak yapılmasına her zamandakinden daha çok gereksinim vardır.
Bugün, vatansever sağlık çalışanları olarak halka, ? Sağlıkta Dönüşüm Programı? yalanlarıyla, emperyalist güçler tarafından ?sağlık hakkının elinden alındığının anlatılması gereken gündür?.
Bugün, elde pankartlarla sokağa çıkarak, ?yalnızca ve yalnızca halkın çıkarlarını önceleyerek?, halk için ?sağlık hakkı yürüyüşü? yapma günüdür.
Bugün;
?Sağlığın Ticareti Olmaz?
?Sağlık Haktır, Satılamaz?
?Halkın Sağlık Hakkı Engellemez?
?Muayene ücretlerine Son! ?
?Katkı Paylarına Son?
?İlaç Yokluklarına Son! ?
?Bilimsel Olmayan İlaç Eşdeğerliğine Son !?
?Hastanelerin İşletmeleştirilmesine Son?
? Sağlık Harcamaları 3 kat arttı, para kimin cebinde! ? ?
?Herkese eşit, nitelikli, ulaşılabilir parasız sağlık Hizmeti ?
diyerek halkın sağlık hakkını önceleyen sloganlarıyla yürüme günüdür.
Bugün, tüm sağlık emekçilerinin el ele vererek, direnişin simgesi Tekel işçisinin, Tariş işçisinin yanında olma günüdür.
Gerçek Tıp Bayramının, 14 Mart 1919?da emperyalist güçler tarafından işgal edilmiş İstanbul?da kutlandığını, bir direniş ve başkaldırı simgesi olarak düşünülüp yaşama geçirildiğini, 14 Mart Tıp Bayramının işgale karşı başkaldırının bir parçası olarak organize edildiğini, unutmayalım.
Gerçek, Bayram Düşman Yenildiğinde kutlanandır!
Bayramınız kutlu olsun !
Bülent KIRAN
Cihan
2010-03-14 22:39:48
Tüm vatandaşlar sağlık haklarına sahip çıksın eğer, bu millet önümüzdeki seçimlerde AKP'yi tekrar iktidara taşırsa bir daha ücretsiz sağlık hizmeti ve ilaç alabilmek rüya olacak.Artık herkes aklını başına toplasın, AKP'nin pembe yalanlarına kimse inanmasın
aysel
2010-03-11 20:22:28
Değerli aydınlarımızın düşüncelerinden yararlanmak yerine dünya bankasının önderliğinde çok uluslu şirketlerin ve onların yerli yandaşlarının menfaatleri doğrultusunda çıkartılan yeni yasalarla sağlık alanı adım adım özelleştirilmektedir.
Halkın artık bu masallara kanmaması gerekir. Böyle giderse Türk halkının sağlığıda hacıların, üfürükçülerin eline kalacaktır.