Çeteye vekalaten bakmışlar
Kocaları hapse girince, çete yönetimini vekaleten alan kadınlar İzmir'de yakalandı. 13 ayrı ilde düzenlenen operasyonda Sakallılar Çetesi çökertildi.
İzmir'de, 13 ayrı ilde eşzamanlı düzenlenen operasyonda, hırsızlık, dolandırıcılık suçundan çoğu kadın 28 kişi gözaltına alındı. Zanlıların, geçen Eylül ayında düzenlenen "Sakallılar" operasyonu sonucu tutuklanan 45 kişinin eşleri, kız kardeşleri ve yakın akrabaları olduğu, tutuklanan kişilerin karıştığı hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçları devam ettirdikleri belirlendi. Kocalarının suçlarını devam ettiren kadınlardan bazılarının operasyon sırasında polisi görünce kıyafetlerini çıkarıp kaçmaya çalıştığı, İzmir dışında gözaltına alınan bir kadının ise polis nezarethanesine pislediği iddia edildi.
İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, İzmir, Balıkesir, Çorum, Aydın, Mersin, Adana, Antalya, Hatay, Tokat, Muğla, Yalova, Ankara ve Gaziantep'te operasyonlarla büyük darbe vurduğu birçok dolandırıcılık ve hırsızlık suçuna karışan ?Sakallılar" grubuna yönelik eşzamanlı operasyon düzenledi. 474 polisin katıldığı operasyonda, 30 ev ve 1 işyerine baskın düzenlendi. 21 kişi İzmir'de, 3 kişi Hatay'da, 4 kişi ise Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde gözaltına alındı. Zanlılardan 5'i ifadesinin ardından serbest bırakıldı, 1'i de tutuklandı. İzmir'de sorgulanan 16'sı kadın 22 şüpheli ise emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Gözaltına alınan kadın zanlıların, polisi yıldırmak için giysilerini çıkarttıkları, bağırıp hakaret ettikleri, nezarethaneye pisledikleri belirtildi.
KOCALARI YAKALANINCA
Zanlıların, geçtiğimiz eylül ayında düzenlenen 'Sakallılar' operasyonunda yakalanarak tutuklanan 45 kişinin eşleri, kız kardeşleri ve yakın akrabaları olduğu, tutuklanan kişilerin karıştığı hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçları devam ettirdikleri belirlendi. Kocalarının suçlarını devam ettiren kadınlardan bazılarının operasyon sırasında karşılarında polisi görünce kıyafetlerini çıkarıp kaçmaya çalıştığı, İzmir dışında gözaltına alınan bir kadının ise polis nezarethanesine pislediği iddia edildi. Şebeke üyelerinin, çocuğu olmayan kadınları ağlarına düşürdükleri ve bu kişilere muska yazıp dolandırdıkları kaydedildi. Zanlılarla birlikte 1 adet av tüfeği, 16 adet fişek, 400 gram ağırlığında ziynet eşyası, 1 adet büyü ve muskacılıkta kullanılan malzeme ele geçirildi.
ÇOCUK BÜYÜSÜ DE YAPMIŞLAR
Beş ay arayla düzenlenen ikinci operasyonda çökertilen grubun dolandırıcılık yöntemleri görenleri şaşkına çevirdi. Bohçacı olarak evlere giden şüphelilerin, çocuğu olmayan kadınları tespit ettikleri, bu kişilere evlerinde büyü olduğunu, bu büyüyü bozduktan sonra da ?çocuk büyüsü? de yapabileceklerini söyledikleri bildirildi. Zanlıların, yaptıkları büyünün daha etkili olması için de muskanın içine altın ve para gibi malzemelerin koyulması gerektiğini, daha sonra da muska yazdıkları kadını 41 taş toplaması için evden gönderip altınları alarak kaçtıkları belirtildi. İki ayrı grup halinde dolaşan şebeke üyelerinden, önde giden grubun dolandırıcılıktan elde ettikleri malzemeleri en yakındaki oyun parkında bir ağacın altına gömdükleri, bir süre sonra gelen ikinci grubun da gömülen malzemeyi aldıkları öğrenildi. Zanlıların bu yöntemle polis kontrolünden kaçtıkları ve yakalanamadıkları belirlendi.
EYLEM PLANI YAPIYORLAR
Zanlıların, 1 hafta 10 günlük eylem planı yaptıkları, gidecekleri il ve ilçelerin güzergahlarını belirledikleri, güvenlik kamerası bulunmayan kenar mahallelerdeki kuyumcuları tespit ettikleri, kadınların kalabalık bir şekilde alışveriş görünümünde kuyumcuya girdiği, bir kadının altınlara bakma bahanesiyle kuyumcuyu oyaladığı, diğerlerinin de bu arada el çabukluğu ile altınları çaldıkları iddia edildi. Zanlıların ayrıca internetten veya gazete ilanlarıyla satışa çıkardığı araçları almak için ilgili ilandaki telefonu aradıkları, araç sahiplerine parasını peşin olarak vereceklerini söyleyip pazarlık ettikten sonra mağdur ile buluşma yeri belirlediklerini, şehir dışından gelen mağdurla buluşan örgüt üyelerinin vatandaşa kaparo, senet vererek güven verdikten sonra aracı teslim aldığı, yaşadığı şehre dönen mağdur vatandaşın ise parasını alamadığı, zanlıların bu süre içinde ise aldıkları aracı ikinci üçüncü şahıslara sattıkları ileri sürüldü.