HABER ARŞİVİ

Çok katlı pahalı şube, işsiz bankacı!

Çok katlı pahalı şube, işsiz bankacı! Emekliye yapılan ek zammın faturasını fakir fukara değil bankalar ödeyecek.

Bütçe disiplini konusunda taviz vermeme kararı alan ekonomi yönetimi düşündü, taşındı, faturanın adresini buldu. O bankalar ki, herkesin bir şeyler kaybettiği krizden 20 milyar TL kârla çıktı. Kâr nereden? Tabi ki Hazine?den, yani kamudan, yani halktan! Üstelik ödeme taksitle. Bankaların 7 yılda ödeyeceği harç, emekliye yapılan zammın bu yılki faturasını ancak karşılıyor.

Gelelim madalyonun ikinci yüzüne. Bankalar geçen yıl kriz sayesinde kasayı doldurdu. Krizde faizi yükselen Hazine kağıdını alıp köşeyi döndüler. Ancak bu yıl o faizler yok. Yüksek faiz yoksa yüksek kâr da yok. Zarar etmemek için bu yıl müşterilerinin cebini hedefleyen bankalar şimdi bir de şube harcı için hesap yapmak zorundalar. Bankacılık Uzmanı Dr. Şenol Babuşçu, bu tür durumlarda bankaların ne tür refleks göstereceğini en iyi bilen hocalardan biri. İşte size Babuşçu?nun çizdiği gelecek tablosu:

*Bu maliyet bankalar için azımsanacak bir maliyet değil. Her bir şube adeta ikinci bir kira ödeyecek. Bu maliyet ağırlıklı olarak şubelere gelen müşteriye yansıtılır. Para alınmayan çoğu bankacılık hizmeti paralı hale gelir. Alınanların da ücreti ciddi ölçüde artar.

*İkinci bir önlem olarak bankalar işlemlerini mümkün olduğunca şubelerden internet, telefon bankacılığı ve ATM?lere kaydırır. Bu sayede yeni banka şubesi açmaktan kurtulur, düşük kârlı şubelerini kapatır. Dahası, aynı bölgede birbirine yakın şubeleri orta yerde birleştirip iki-üç katlı büyük şubelere dönüştürür. Vatandaş da şubeye ulaşmak için uzun bir yolu göze almak zorunda kalır.

*Üçüncü ve en kritik etki ise istihdamda hissedilir. Bankalar müşterilerine şubesiz bankacılığı özendirir, yeni şube açmakta isteksiz davranır, kârı düşük şubeleri kapatır, yakın şubeleri de birleştirirse olan banka personeline olur. Bugün 170 bin olan banka çalışanı sayısı artacağı yerde azalabilir.

Kâr marjının düşmesi ve yeni ek maliyet bankaları ciddi bir rekabetin içerisine mi iter yoksa rekabetten uzaklaşmaya mı zorlar? Eğer söylendiği gibi bu yıl bankaları ciddi bir kâr düşüşü bekliyorsa, BDDK ve Rekabet Kurulu?na çok iş düşecek demektir.

Emekliye yapılan ek zammın faturasını fakir fukara değil bankalar ödeyecek.

Bütçe disiplini konusunda taviz vermeme kararı alan ekonomi yönetimi düşündü, taşındı, faturanın adresini buldu. O bankalar ki, herkesin bir şeyler kaybettiği krizden 20 milyar TL kârla çıktı. Kâr nereden? Tabi ki Hazine?den, yani kamudan, yani halktan! Üstelik ödeme taksitle. Bankaların 7 yılda ödeyeceği harç, emekliye yapılan zammın bu yılki faturasını ancak karşılıyor.

Gelelim madalyonun ikinci yüzüne. Bankalar geçen yıl kriz sayesinde kasayı doldurdu. Krizde faizi yükselen Hazine kağıdını alıp köşeyi döndüler. Ancak bu yıl o faizler yok. Yüksek faiz yoksa yüksek kâr da yok. Zarar etmemek için bu yıl müşterilerinin cebini hedefleyen bankalar şimdi bir de şube harcı için hesap yapmak zorundalar. Bankacılık Uzmanı Dr. Şenol Babuşçu, bu tür durumlarda bankaların ne tür refleks göstereceğini en iyi bilen hocalardan biri. İşte size Babuşçu?nun çizdiği gelecek tablosu:

*Bu maliyet bankalar için azımsanacak bir maliyet değil. Her bir şube adeta ikinci bir kira ödeyecek. Bu maliyet ağırlıklı olarak şubelere gelen müşteriye yansıtılır. Para alınmayan çoğu bankacılık hizmeti paralı hale gelir. Alınanların da ücreti ciddi ölçüde artar.

*İkinci bir önlem olarak bankalar işlemlerini mümkün olduğunca şubelerden internet, telefon bankacılığı ve ATM?lere kaydırır. Bu sayede yeni banka şubesi açmaktan kurtulur, düşük kârlı şubelerini kapatır. Dahası, aynı bölgede birbirine yakın şubeleri orta yerde birleştirip iki-üç katlı büyük şubelere dönüştürür. Vatandaş da şubeye ulaşmak için uzun bir yolu göze almak zorunda kalır.

*Üçüncü ve en kritik etki ise istihdamda hissedilir. Bankalar müşterilerine şubesiz bankacılığı özendirir, yeni şube açmakta isteksiz davranır, kârı düşük şubeleri kapatır, yakın şubeleri de birleştirirse olan banka personeline olur. Bugün 170 bin olan banka çalışanı sayısı artacağı yerde azalabilir.

Kâr marjının düşmesi ve yeni ek maliyet bankaları ciddi bir rekabetin içerisine mi iter yoksa rekabetten uzaklaşmaya mı zorlar? Eğer söylendiği gibi bu yıl bankaları ciddi bir kâr düşüşü bekliyorsa, BDDK ve Rekabet Kurulu?na çok iş düşecek demektir.


2010-01-18 01:14:10


YORUMLAR






   

   

İDAM CEZASI GERİ GELSİN Mİ

EVET GELSİN
HAYIR GELMESİN