HABER ARŞİVİ

Dişçiye gitmeden önce bu makaleyi okuyun

İlahi Mehmet bey, biz de sizin köşe yazısını alıp "Vay anasını ne kadar güzel bir gelişme" diyerek manşete filan çekecektik, geçmiş olsun...

Dişçiye Gitmeden Önce Bu Makaleyi Okuyun..

Dişiniz ağrıdığında dünya başınıza yıkılır. Ağrıyana kadarsa hiç umursamayız. Bu toplumsal bir alışkanlığımızdır.

Ağız sağlığı ya da düzenli sağlık kontrolü hakkında okullarda bilinçli bir şekilde eğitim verilemediği gibi, ailede de çocukluğumuzdan itibaren böyle bir alışkanlıkta kazandırılamıyoruz!..

Zira bütün yatırımlar hasta olduktan sonraki tedaviye yönelik, hastalığı önleyici bir politikamız henüz daha olmadı...

Ne zaman dişimiz ağrısa, hemen en yakın kliniğe gitmişizdir. Gittiğimiz Klinikler genelde özel dir. Devlet diş ile ilgili ödemelerde kısıtlama yapınca mecburen vatandaş özele gitmek zorundadır.

Ben yıllarca ticari mantıkla çalışan bu kliniklere mecbur kalmadıkça gitmedim.

Eee artık yaş ilerledi ömrün yarısını devirdik. Hayatımda ilk defa dişlerimden bir kontrole gideyim dedim.

Kapsamlı bir muayene olmak için, önce Çapa Tıp Fakültesi hastanesi diş polikliniğine başvurdum, daha doğrusu vuramadım. Hastanelerin telefonla randevu sistemine geçtikten sonra, aşk olsun düşürebilene (!) babında, tam 3 ay her gün değişik saatlerde randevu için başvurmama rağmen randevu alamadım. Hatta bu konuda eleştirisel bir de makale yazmıştım.

Ömrümde bir kez olsun dişten kontrole gitmeye inat etmiştim bir kere, ama ucu ucuna geçindiğimiz bir ortamda mecburen bize en uygun olanı sigorta hastaneleriydi..

Derken internetten bir hastane adresi buluyorum... İstanbul İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi. Tüm sosyal güvenlik kurumlarının birleştirildiği SGK?lı (İşçi-Memur) hastalarında yararlandığı bir diş hastanesi...

Hastaneyi İnternet Web sitesinden incelediğimde görsel ve içerik açısından hoşuma gidiyor ve hemen randevu alayım diyorum..

Randevunun açıldığı saat olan 11.oo da internet üzerinden TC. kimlik numaramı yazarak 1-2 deneme sonunda, hemen ertesi güne yani 28 Ocak?a gün alıyorum..

Şanslıyım galiba deyip çok seviniyorum, telefonla tekrar hastanenin iletişim bölümünü arayarak teyid ettirdip, başka ne tür evrak istediklerini soruyorum:

- ?Hiçbir şey, beyefendi sadece yanınızda taşıdığınız TC kimliğinizle gelin yeter? yanıtını alıyorum.

Ertesi gün bende, ne sağlık karnesi ne sevk, hiçbir şey almadan, prensibim gereği 9.30 a aldığım randevuma, daha erken 7.30 da gittim.

Aynen web sitesindeki gibi hastane gayet moderndi. Hastane içinde her ne kadar koşuşturan insanlar gittikçe yoğunlaşsa da kimse biri birine kızmadan, itelemeden girip çıkıyordu.

İçeri girdiğimde, kapının yanında oturan görevli bayanın yönlendirmesiyle, danışmadaki özel güvenliğe, elimdeki internet başvuru numarasıyla müracaat ediyorum. O, bana sıra numarası veriyor.

Verilen 175 . sıra numaranın uzunluğunu düşünerek, tam 9 tane harıl harıl çalışan kayıt operatörlerini izlerken 5 dakika içerisinde benim numaramın ekrana geldiğini fark ediyorum.

Numaramı uzatıp, çalışan Emekli sandığına tabi olduğumu söylüyorum. Güler yüzlü güzel hanımefendi bir dakikada ilk muayene formunu hazırlayarak, doktorumun adını ve oda numarasını belirten barkodu uzatarak 2. kata çıkmamı söylüyor..

Büyük bir memnuniyetle aldığım muayene kartıyla hızlı adımlarla 2 ci kata çıktım.

Merdiven başında beni karşılayan güvenliğe elimdeki evrakı göstererek odamı buldum ve koridorda sıra sıra dizilmiş, bir bir dolan koltuklardan 2 cisine oturdum. Elimde de zaten 2 numara yazıyordu. Saat 8.oo dı. Tekrar Güvenliğe kibarca, ?mesai kaçta başlıyor? diye sordum,

?Beyfendi 8.oo ile 8.30 arasında? yanıtını altım. Teşekkür ederek mırıldandım, görüyorum ki Özel Güvenlik bu hastanede iyi tutmuş, insanlara yardımcı oluyorlar.

İlk kez gelmenin verdiği yabancılıkla etrafı araştırmacı ruhumla inceliyorum..

Koridorda sayabildiğim kadarıyla 12 nin üzerinde oda vardı. Her bir odanın kapısında 3 er doktor ismi yazılı. Demek ki çok önemli olan, sadece ilk muayenede 36 nın üzerinde doktor günlük hasta bakıyor. Diğer katlardaki doktorları da düşünürsek, bayağı bir hizmet sirkülâsyonu olduğu muhakkak. Müthiş bir hizmet diye hayretle izliyorum etrafı..

Yaklaşık bir yarım saat bekliyorum, diğer odaların doktorları bir bir geliyor, hastalarda bir bir çoğalıyor, bizim doktor hanımefendide nihayet geldikten sonra, ilk hasta giriyor, 2 dakika sonra benim ismim muayene oda kapısının üzerindeki Lcd ekranda beliriyor. Tabi heyecanlanıyorum, eskisi gibi sıradan bağırma falan yok. şimdi modern cihazda ismimi görmek bende hakkaniyet duygusunu uyandırdığı için psikolojik olarak daha içeri muayeneye girmeden rahatlıyorum..

Muayenesi 2 dakika süren ilk hastanın ardından içeri giriyorum. Aynen uzay istasyonu odaları gibi, modern cihazlarla donatılmış muayene odasının 6 cı diş koltuğunda beni bekleyen doktoruma ulaşarak, ?günaydın? diyorum. O benden daha hızlı bir tavırla ?günaydın elinizdeki palto, ne varsa kucağınıza alarak koltuğa uzanın lütfen?diyor.

Aynen uzanıyorum. Doktor hanım elindeki aletlerle ağzımı kurcalarken, bende, başımın hemen üzerindeki Lcd monitörden, hakkımdaki bilgileri kontrol ediyorum. Doktor hanım şikayetimi soruyor, ben söylüyorum, derken 2 dakikada beni muayene edip, seyrettiğim Lcd ekrandan cerrahi bölümüne yönlendiriyor. Tabi elimdeki, ilk muayene kartonuna da bilgi düşerek.

Hemen tekrar 1 ci kattaki müracaata iniyorum, ilk numara aldığım güvenlik personelinden tekrar 333 nolu röntgen numarası alarak bodrum kata iniyorum.

Önce ürperiyorum, çünkü yığınla insan var, herkes bekliyor, kimsenin suratı asık olmadığını fark edince de bir rahatlık hissederek etrafı süzüyorum.

Bakıyorum ki 2 kapı var ve dakikada 5-6 numara peş peşe yanıyor. 6 dakikada benim sıram geliyor hemen içeri giriyorum.

Genç bayan çenemi röntgen cihazına koyarak 1 dakikada işi bitiriyor. Teşekkür ederek kapıda bekler gibi yapıyorum. Beni kibarca bilgilendiriyor,

-?Beyefendi tamamdır, gidebilirsiniz?, ..

Ben ?Film? diyorum.

O gülümseyerek ;

?Beyefendi o tarihte kaldı, filminiz doktorunuzun bilgisayarına siz muayene olurken düşecek? diyor, .

Ben şaşkınlıkla tekrar teşekkür ederek oradan çıkıyorum.

Tekrar 1 ci kata cerrahi bölümüne müracaata varıyorum. Bu bölümün sakin olduğunu görüyorum, tekrar bir numara alarak sıramı bekliyorum. 2 dakika sonra sıram geliyor, elimdeki ilk muayene kartonunu uzatıyorum.

Buradaki genç bayan yüzüme bakmadan, kayıt defterine ismimi işleyerek kartonu bana uzatıyor. Elime aldığım muayene kartonumda 29 Aralık 2010 randevu tarihini görüyorum.. Bir an afalladıktan sonra 1 senelik sürenin çürümüş 2 dişin cerrahi müdahale ile çekilmesi için uzun bir süre olduğunu düşünerek, genç bayana, bu tarihin doğru olup olmadığını soruyorum. Hanımefendi bu kez başını kaldırarak:

- ?Maalesef beyefendi doğru tarih? diyor.

Modern görünümlü bu hastaneye akan insan selinin içerisinde, morali bir anda çökmüş, 1 sene sonra görüşmek üzere, çürük iki dişimle baş başa, Mehter marşıyla geldiğim hastaneden İzmir marşıyla iş yerimin yolunu tutuyorum.

Düşünüyorum da hani, ?Hızlı yaşa genç öl cesedin yakışıklı olsun? dolmuş arkası yazısından ibretlik bir vakıa..

Ya da,

Hani meşhur bir ata sözümüz var ya ?Ölme eşeğim ölme yaz gelince yonca biçeyim?!.


2010-02-19 12:07:13


YORUMLAR
N.Kemal Dicleli
2010-02-22 11:34:41
Mehmet abicim büyük bir istahla yazini bastan sona okudum... komiktir ki bu ülkede demek böyle insana verilen deger... saglik paketleri ile bölünmüs sistemin icinde yer alan kismen tanidikk yüz ararken en tanidik yüzün cebindeki paketin kalinligi ile alakali tüm sistemleri kendince düzene getirdigini görüp bunu kendim disinda herkez ile mutabik kalabildigimin bilinci ile Aglanacak Halimize Gülerek üzülüyorum... tekrar Gecmis olsun abi :) bu ülkede hem memur olmak zor... hem vatandas vah halimize...
sami
2010-02-22 12:35:13
köşenizi yukarılarda görmek istiyoruz
selamlar
Recep Ferik
2010-02-22 14:10:47
Malesef bu hastaneye bende büyük umutla gitmiştim. Bina yeni ve temiz, çok yoğun hasta sirkülasyonu var, kapıda ışıklı numaratörler var, bekleyen hastalarda sıra kapma kargaşası yok ama tedavi adına sonuç almada yok, tamamen fakir bütçesi kısıtlı insanların gözünü boyamaya yönelik basit bir şov var. Çocuğun damağında eğri dişi bile ordadonti bölümü yok diye çekemedi ve özel doktoru önerdi. Burada pratisyen diş doktorları parçabaşı çalışıyor, uzun süren zahmetli riskli işlere girmiyorlar. Buranın görüntüsüne bakıp aldanmayın. Buraya ancak dişe pansuman için gidilir.
Mballı
2010-02-22 14:19:10
Yorumlarıyla katılan Duyarlı Güzel insanlara Teşekkürler.
Ayrıca Sami beyin dileğinin Gereği için, Sayın Editörümüze havale ediyorum..
Saygılarımla..
Mballı
2010-03-03 16:10:30
3.3.2010
SGK'lıya diş, Müşdeli Bir haber

Danıştay 10. Dairesi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, serbest diş hekimliklerine veya kurumla sözleşmesi olmayan sağlık kuruluşlarına sevk edilebilmeleri için, önceki düzenlemelerde öngörülen 30, 45 ve 90 gün olan tedavi bekleme sürelerini iki katına çıkaran ve sevk için sağlık kurulu raporu şartı getiren genelgenin yürütmesini durdurdu.

Türk Dişhekimleri Birliği, 7 Eylül 2009 tarihli genelgenin bazı ibarelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştayda dava açtı.

Danıştay 10. Dairesi, genelgenin sevk işlemlerinin, resmi sağlık kurumunca en az bir diş hekiminin de yer aldığı sağlık kurulu raporu ile kron ve protez tedavisine 180 gün, dolgu tedavisine 60 gün, diğer diş tedavilerine de 90 gün içinde başlanamayacağının belirtilmesi halinde serbest diş hekimliklerine veya kurumla sözleşmesi olmayan sağlık kuruluşlarına sevk edilebilmelerine olanak tanıyan ibarelerinin yürütmesini durdurdu.

Dairenin kararında, Anayasa Mahkemesinin, bir kararında, sağlık hizmetlerinin nitelikleri gereği diğer kamu hizmetlerinden farklı olduğunun, sağlık hizmetlerinin temel hedefi olan insan sağlığı sorununun ''ertelenemez ve ikame edilemez'' nitelikte bulunduğunun vurgulandığı belirtildi.

Dairenin ara kararıyla davalı Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına, sevk için bekleme süresinin iki katına çıkarılmasına ilişkin nedenlerin, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığına da belirlenen 180, 60 ve 90 günlük sürelerin ağız ve diş sağlığı açısından kabul edilebilir makul süreler olup olmadığının sorulduğu belirtildi.

Dekanlıkça gönderilen yazıda özetle, ''her türlü tıbbi sorunun zaman geçirilmeksizin tedavi edilmesinin kaliteli yaşam için şart olduğu, bu nedenle hastaların serbest diş hekimliklerine, Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum veya kuruluşlarına, özel sağlık kurum veya kuruluşlarına sevklerinin zaman faktörü gözetilmeden yapılması gerektiği'' görüşünün bildirildiği aktarıldı.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca verilen cevapta ise ''sevk için öngörülen sürelerin belirlenmesi aşamasında, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmadığı, bu sürelerin, tıp biliminin gereklerine uygun olduğu yönünde bir açıklamada bulunulmadığı'' kaydedildi.

-''DİŞ HEKİMİ HASTAYI SEVK ETME YETKİSİNE SAHİP''-

Kararda, hastasını muayene eden, teşhisi koyan, uygulayacağı tedaviyi belirleyen diş hekiminin, hasta sayısı ve yoğunluğu, sağlık kuruluşundaki diş hekimi sayısı, hastanın varsa diğer sağlık sorunlarını ve sağlık kuruluşunun teknik imkanlarını ve benzeri durumları gözeterek, hastanın diş tedavisine ne zaman başlanılmasına veya bir başka sağlık kuruluşuna sevk edilmesine karar verme yetkisine sahip olduğu vurgulandı.

Dairenin kararında, ''Dolayısıyla diş hekiminin sözü edilen yetkisine doğrudan müdahale sonucunu doğuran, sağlık sorununun 'ertelenemez ve ikame edilemez' nitelikte bulunduğu hususunu göz ardı eden Genelgenin ilgili ibarelerinde hukuka uygunluk görülmemektedir'' denildi.

Konuyla ilgili daha önce yayımlanan tebliğlerde, belirtilen süreler içinde diş tedavisine başlanılamayacağının belirtilmesi halinde diş hekimince, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin serbest diş hekimliklerine, Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum veya kuruluşlarına, özel sağlık kurum veya kuruluşlarına sevklerinin yapılabilmesinin mümkün olduğuna işaret edilen kararda, bu sevkin en az bir diş hekiminin de yer aldığı sağlık kurulu raporu ile olabileceği yönünde getirilen şartın yasal dayanağının bulunmadığı vurgulandı.
arzu
2010-02-20 18:31:07
geçmiş olamamış yani adettendir diyelim geçmiş olsun mehmet bey...
mumin
2010-04-27 18:10:14
neyazıkki ülkenin kanayan bir yarası bu olaylar paran varısa her yerde acil tedavi var paran yoksa devlet kapısında beklemek gerekiyor bürokratların konuşmalarıyla verilen hizmetler ayrı ayrı kulvarlarda aheste aheste yürümeye çalışıyor Hiçdenedinizmi CERRAHPAŞADAN rendevu almayı aman ALLAH ım inkence nice güzel günlere






   

   

İDAM CEZASI GERİ GELSİN Mİ

EVET GELSİN
HAYIR GELMESİN