Büyük firmalar kırmızı et fiyatlarını yüksek tutup, et ithalatının önünü açmaya çalışıyorlar. Bunun sonucunda sağlıksız etlerin Türkiye’ye girmesi ve tüketilmesi halkın sağlığına zarar verebilir.
Önce hayvancılığı bitirdiler. Meraları yok ettiler. Köylü milletin efendisidir sözünü ‘Köylü milletin enayisidir’ olarak anladıklarından mı dır nedir, üreticiden ucuza alıp pahalıya satmanın yollarını buldular. Okullarda kendi kendine yeten ülkelerden biri olarak övünürken şimdi her gıdada ithalatı konuşur olduk. Merası bol, hayvancılıkta bir numara olan ülkemiz şimdilerde canlı hayvan ithal etme zorunda kalacak gibi görünüyor.
Türkiye’de kırmızı etin kilosunun 50TL’ye yükseleceği endişesiyle ithalatın önündeki engellerin kaldırılması isteniyor. Bugün gelinen noktada dünyanın en pahalı etini Türkiye tüketiyor. Tıpkı en pahalı benzinini kullandığı gibi…
Lüks restoranlar başta olmak üzere İstanbul`un en büyük tedarikçilerinden olan Etçii Steakhouse restoran-kasap zinciri sahibi Mehmet Emin Arslan, Kurban Bayramında elde kalan kurbanlıkların et fiyatlarını aşağıya çekmeye yetmediğini açıklayıp ithalat kapısının açılması halinde fiyatların sabit kalacağı, aksi durumdaysa 2010 yılında etin kilogramının 50 TL’ye ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Mevcut durumda 1 kilogram etin fiyatı 24 TL civarında bulunuyor.Yerli hayvancılık can çekişiyor.
İthalatın önündeki engellerin kaldırılmasının bir zorunluluk olduğunu dile getiren Arslan,Türkiye’de nüfusun ve buna bağlı olarak et tüketiminin arttığını besicilerin de artan talebe bağlı olarak fiyatları sürekli yükselttiğini ifade ediyor.
Kesecek hayvan bulamıyoruz
Mehmet Emin Arslan, “Daha önceki yıllarda komşu ülke Suriye, Irak ve İran’dan kaçak hayvan ülkeye getiren Türkiye canlı hayvan ihraç eder hale geldi. Üretimimiz bize yetmezken ihracatın devam etmesi büyük çelişki. Her hafta 100 büyükbaş hayvan kesiyorduk fakat son dönemde haftalık 30 inek zor temin ediyoruz. Ayrıca besisiz ve cılız olan bu hayvanlara ödenen ücret astronomik rakamlarda, zayıf inek fiyatı 13.00 TL kemiksiz maliyeti ise bize 19.00 TL + % 8 KDV. Kırmızı et sektöründe bir iyileştirme yapılmadığı taktirde tüm küçük ve orta ölçekli işletmeler kapanacaktır. Yapılan tespitlere göre, Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığı 350 bin adede düştü. Bu sayı son yıllarda alınan verilerle değerlendirildiğinde son derece kötü bir tablo” diye konuştu.
Oysa bazı uzmanlar hayvan ithal etmenin denetimsizliği getireceği endişesini dile getiriyorlar. Aynı zamanda İthal hayvanlar toplumun et ihtiyacının sağlıksız bir şekilde temin edilmesi anlamına geliyor. Piyasayı bilen uzmanlar, şu an kuzu-koyun satıcıdan alım fiyatı canlı kilosu 8 TL’dir. Dolayısı ile bir hayvandan 20 Kg et çıkarsa 300 TLye kuzu alınırsa kg fiyatı 15 eder. KDV vs… işletme maliyeti eklenirse 20 TL etsin. Ama hiç bir markette 20 TL ye kuzu eti yok.
Yanlış politikalar hayvancığılığı bitirdi. Şimdi kırmızı et ithal ederek, fiyat artışlarının önüne geçmeye çalışılıyor. Oysa çözüm, yerli hayvancılığı destekleyecek istikrarlı politikalar üretmek ve uygulamaktan geçiyor.

Prof. Dr. Ali Osman ÖZCAN
Mehmet KOCA
Yılmaz YUNAK
Ahmet OKUMUŞ
Kübra DOĞRU
Ulaş KURTULUŞ
Kenan SEVİNDİK
Tamer KARADAĞ
A. Şebnem SOYSAL
Melahat ÜRKMEZ
Mehmet BALLI
Aynur AYAZ
Banu SARIASLAN
Taha ÜN
Av.Uysal Uğurlu
Seyda Elif GÜVEN
Funda CİN
Celal TOPRAK
Sevim Çetin
Ender Güler
Hilmi Tutar
Rafael SADİ
Reyhan Ulu
Perihan ÇAKIROĞLU
Erdoğan SÜZER
Sema OK
asıl kırmızı et ithal edilirse köylü çöker hayvan sahiplari iflasın eşiğine gelir ama besicilerle konuşulursa kesimi indirilirse piyasa dengelenir karslıyım piyasa eskisi gbi değil düştü artık hayvan çok almak isteyen varsada yardımjcı oluruzzz hemde her konuda tel isterseniz veririm
ben afyon döğer kasabasından emin ege. hayvan almak ıstıyorum.benımle ıletısım kurarsan sevınırım.tel 05056479276. 05068212858 emin_ege@hotmail.com. ege_003@hotmail.com.bu adreslerden bana ulasabılırsınn.mart 2010 kadar bana ulasmanı rıca ederım.saygılarımla
bunlar ucuza hayvan almak istiyorlar galiba . bulamıyoruz derken besici bize ucuza versin demek istiyorlar
açın bakalım hazmedemediler köylü yetiştirdi pahalı sattı ucuz yetiştirmekten vazgeçti çünkü sahipsizdi ayaklanmadı sokağa çıkmadı hakkını aramadı çaresiz üretimden vazgeçti talep karşılanamadı fiyatlar yükseldi aslında çok yüksek değil normali karkası 11 tl olmalı ama avrupadan ithali gündeme getiriyorlar getirinde üreticiyi tamamen bitirin avrupada et 3- 4 avroymuş çok güzel arpa 100 dolar tonu türkiyede 300 dolar mısır 150 dolar türkiyede 450 dolar al sana ucuzluk al sana ucuza üretim hayvan başı destek 250- 300 avro türkiyede yok ondan sonra çıkıyorlar azı olan bilip bilmeden boşboş konuşuyorlar gelsinlerde benim gibi üreticiye sorsunlar sorunları çözümü nasıl olacağını köylüye damızlık diye dağıttılar nerde verim aldılar göstersinler.hayvan desteği dediler yüzde kaç başarılı oldular. ama şimdi desteğe gerek bile yok şu anda kazançlı gözüküyor hiç bu işi yapmayanlar bu işe başladılar hayvan fiyatları yükseldi hayvan bulamıyorlar . 1 sene sonra hayvan çoğalmaya başlayacak fiyatlar düşecek yeni başlayanlar zarar etmeye başlayacak buişten vazgeçecekler desteği uzun yıllar bu işi istikrarlı yapana verilmeli destek işnden birkaç yıl vazgeçilmeli zaten bu işi yapan çoğaldı neyse hoşcakalın
Şimdi hayvan bulamamaktan yakınanlar ki biride MEHMET EMİN ARSLAN bu yıl ki kasaplık ineğin karkas fiyatını hesaplıyor ve haksız olarak bağırıyor.Peki çok değil geçen sene kasaplık ineğin kilo etini 5.5 liradan aldığını neden söylemiyor çün kü geçmiş yıllarda yüzde yüzlerle çalışırken şimdi kar marjları azaldığı için bağırıyo biraz onlarda düşük marjla çalıssınlar.Bunların zarar falan ettikleri yok sadece karları azaldı canları sıkılmaya başladı normaldir alışmaları lazım birazda haksız fazla kazandıkların piyasaya aktarmaları lazım bu piyasayı onlar bu hale getirdi o zaman bu işin külfet yükünü birazda onlara yüklemek lazım.Ne ala memleket bunlar hayatında bi tane buzağının nasıl doğduğunu ne şartlarda yetiştiğini gördüler mi sadece hazır ayağına geleni ensesine tokat vurur gibi almayı bildiler sıvayın paçanızı girin o bokun içini ozaman görürsünüz o kasaplık hayvan nasıl gelio mezbaya.Yapılması düşünülen kasaplık veya damızlık neyse hiçbir ithalat hayvancılığı baltalamaktan öteye geçmez.2 tana damızlık düve vermekle bunu köylere dağıtmakla hiç kimse kar edemez.Ancak ve ancak bundan damızlık temin eden firmalar ve bu damızlıkları geldikten sonra bıçağa kesecek kasaplar para kazanır bu köylüde aldığı hayvan lar yedi yıl faizinle öder dolaylı yoldan hem parakende et satan hemde damızlık ithal edecek kurumları finanse eder sakın arkadaslar ithal damızlık hayvan falan almaya kalkmayın toz olursunuz.Size bunlarla ilgili bir sürü örnek verebilirim.Asıl sorun karlı hayvancılığın yapılmasında engel teşkil eden tarımsal alt yapı yetersizliğidir.Süt inekçiliğinin %65 masrafını yem girdileri oluşturmakta ve 65 in %35-40 nı kaba yem oluşturmakata.Sulu tarıma geçişin olmadığı yerlerde birim maliyeti aşağı çekmek ve rekabet edebilir bi işletme modeli oluşturmak mümkün değil aynı zamanda ot obur olan bu hayvanlardan genetik kapasitesindede verim almak mümkün değil.O zaman girdi kalemlerini minimuma indirecek tedbirlere yönelik adımlar atılmalı.Öncelikli olarak süt hayvancılığı yapılabilecek iklim ve arazi yapısı müsait olan yerlere alt yapı hizmeti verilmeli müsait olmayan yerlerde mera şartları(mera kaldımı bilmiom) varsa mera hayvancılığına yön verilmeli(angus sığırı asla bizim ülkmezin sığırı değil dolduruşa gelmeyin zayıf merada karaciğer ve döl verimi problemi çıkarır).EĞER HAYVANCılığa müsait değilse sanayi yatırımları buralara kaydırılarak insan iş gücüne istihdam sahası yaratılmalı dolayısıyla o bölgedeki kalkınmada sağlanarak bölgeler arası gelir dağılımı da dengelenmeli.İthalata harcanacak para alt yapı hizmetlerie yapılırsa kısa vadede belkı çözüm olmaz ama ilerleyen yıllarda istikrarlı bir sektör oluşumuna öncelik edebilir.Şimdilik bu kadar yazıcam daha teknık detaya sonraki günlerde giricem.İYİ GÜNLER