Gaziantep'te, 10 yaşında bir çocuk, 1 dakikada 11 bin 725 kelime okuyarak dünya
rekoru kırdı. Noter huzurunda gerçekleştirilen rekor denemesi sonrasında,
Amerikalı Mariel Aragon'un 6 bin kelimelik rekorunu egale etti.
Hataylı 10
yaşındaki 4'ncü sınıf öğrencisi Tarık Yiğit, geçen yıl sınıf öğretmeni olan
babası ile birlikte uzman eğitimci Selahattin Yaylamaz'ın Okuma Okulu Eğitim
Akademisi'ne hızlı okuma ve algılama teknikleri eğitimine katıldı. 125 sözcükle
başlayan Yiğit, 30 saatlik bir eğitimin ardından dakikada 750 sözcüğe ulaştı. 1
ay sonra tekrar eğitimlere katılan Yiğit, buradan da bin 500 sözcükle çıktı.
Zaman zaman yapılan eğitimlerle seviyesini yükselten öğrenci, 10 bin kelimeye
kadar ulaştı. 15-20 bin kelimenin sınırlarını da zorlayan Yiğit, daha sonra
Hatay'da 16 bin öğrencinin girdiği sınavda birinci oldu. Burada 100 soruyu 20
dakikada eksiksiz olarak doğru cevaplandıran öğrenci ile tekrardan okuma
çalışmaları yapıldı. Yiğit, son olarak da Gaziantep'te noter huzurunda rekor
denemesi gerçekleştirdi.
Rekor denemesinden önce alıştırmalarda bulunan
öğrenci, daha sonra 'Çılgın Öğretmen' adlı kitabın, 1 dakikada 67 sayfasını
okudu. 11 bin 725 kelimeye ulaşan öğrenci, Amerikalı Mariel Aragon'un 6 bin olan
rekorunu, ikiye katlayarak dünyanın en hızlı okuyan insanı olmayı
başardı.
ESKİ CUMHURBAŞKANI DEMİREL'İ DE GEÇTİ
Uzman eğitmen
Selahattin Yaylamaz, rekorun 13 yaşında iken 6 bin kelime okuyan Amerikalı
Mariel Aragon'da olduğunu ifade etti.
Yaylamaz, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman
Demirel'in 5-7 bin aralığında okuduğunu dile getirdi. Okuma ve anlama
yeteneğiyle dikkat çeken Tarık'a destek verilmesini isteyen Yaylamaz, şunları
söyledi: "Tarık Yiğit şuanda dünya birincisi. Tarık, dünyanın en hızlı okuyan
öğrencisi oldu. Bu çocuğun geleceği çok parlak. Ülkemize kazandırmamız
gerekiyor."
Kırdığı rekordan dolayı mutlu olduğunu söyleyen Tarık Yiğit de
"125 ile başlamıştım. Sonra 750'ye çıktım. Kendimiz daha da geliştirdim. Bana
eğitimi veren Selahattin Hocam'a çok teşekkür ediyorum. Kendimi beğenmişlik
olmasın ama rekoru kırdığım için de gurur duyuyorum. İleride bilim adamı olmak
istiyorum." şeklinde konuştu.
Öğrencinin babası Hasan Basri Yiğit ise ilk
başlarda Tarık'ın okula gitmek istemeyen ve özgüveni olmayan bir çocuk olduğunu
anlatırken, yaşadığı değişimi şu ifadelerle özetledi: " Kendine olan güveni
geldikten sonra zaten gerisi geldi. Ayaklarının üstüne basmaya başladı. Okul
başarısı geldi. Arkadaşları arasındaki saygınlığı arttı. Her şeyi okumaya
borçlu."