NURİYE AKMAN SORDU, SUAT KILIÇ CEVAP VERDİ
3-4 Evlilik yapan birinin sorunu neden benim sorunum olsun
Kayınpederim Ali Yüksel’in özel hayatıyla alakalı değiliz. Gazeteci yazar Nuriye Akman’ın dün akşam Akılda Kalan’daki konuğu Ak Parti Grup Başkan vekili Suat Kılıç’tı.
Gazeteci yazar Nuriye Akman’ın dün akşam Akılda Kalan’daki konuğu Ak Parti Grup Başkan vekili Suat Kılıç’tı. Nuriye Akman, programda “Çok eşlilik yasal olsun” diyerek gündeme gelen aile danışmanı Sibel Üresin’in ve Suat Kılıç’ın kayınpederi Ali Yüksel’in çok eşliliğe bakışı konularına değinince gergin anlar yaşandı.
Suat Kılıç, kayınpederi Ali Yüksel’in çok eşliliği hakkındaki sorulara cevap vermek istemedi. Nuriye Akman’ın “Kayınpederinizin üç eşliliği epey bir medyada yazıldı, çizildi. Eşiniz kaçıncı eşinin çocuğu, bir mi, iki mi, üç mü?” sorusunun ardından konuyu kapatmak istediğini belirten Kılıç, “Kayınvalidem 2005 yılında rahmetli oldu ve kayınpederimin ilk eşi. Kayınpederimin o yönüyle, özel hayatıyla alakalı, herhangi bir yerinde yokuz. Kayınpederimin eşi olarak sadece kendi kayınvalidemi tanıdım. Onun ötesinde hiç kimseyi tanımadım. Bir eşim var, bir de kayınbiraderim var” dedi.
Sibel Üresin’in yönlendirmeleri doğru değil!
Nuriye Akman, programda Kılıç’a Sibel Üresin’in düşüncelerine katılıp katılmadığını da sordu. Dini olarak caiz görünenle, hukuki olarak meşru görüneni karşı karşıya getirmemeye özen gösterilmesi gerektiğini belirten Kılıç, “O hanımefendi kimdir bilmiyorum. Gerçekten aile danışmanı mıdır? Bir belediyede ailelere aile danışmanlığı hizmeti vermekte midir bilmiyorum. Ama eğer vermekte ise bile doğru bir yönlendirme değil” dedi. Kılıç, Üresin’in yaklaşımlarını Ak Parti’nin talebi gibi gündeme getirilmesinden de rahatsız olduğunu söyledi.
Programda çok eşlilik konusundaki düşüncelerini açıklayan Kılıç, şunları söyledi: “Çok eşliliğin emir olmadığını bir kere iyi niyetli olan herkes biliyor. Böyle bir emir, böyle bir din talimatı, çok eş alanın çok sevap kazanacağı gibi bir şey zaten söz konusu değil. Bugün dinimiz açısından emri bırakın, böyle bir gereklilik de söz konusu değil. Eşler açısındaki huzur açısından da, aile içindeki saadet açısından da, aile içindeki adaletin tesisi açısından da, çocukların huzuru ve sosyolojik yapının korunması açısında da dinimizin tavsiyesinin tek eşlilik olduğunu biliyorum”
Akman’ın programın sonlarına doğru çok eşlilik konusuna yeniden yaklaşmak istemesi üzerine programda gergin anlar yaşandı. Çok eşlilik konusunu tartışmaya bile gerek duymadığını vurgulayan Kılıç, “Nuriye Hanım bakın, çok reyting yapacaksınız diye bu kadar özele inmenizi doğru bulmuyorum” diyerek sorulara cevap vermekten kaçındı. Bunun üzerine Akman, “Bu konuda bu kadar hassas olduğunuzu bilmiyordum. Ama o kadar çok konuşulan ve rahat rahat bütün boyutlarıyla konuşulan bir konu ki burada bir tepki alacağımı sizden açıkçası beklemiyordum” diyerek konuyu kapattı.
İşte Akılda Kalan o sorular ve cevaplar…
Akman: Öyleyse çok eşliliğin engellenmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Kılıç: Nuriye Hanım neyi konuşuyoruz Allah aşkına. Türkiye’nin medeni kanunu belli.
Akman: Hayır, böyle yaşam biçimleri var.
Kılıç: Medeni kanun zaten çok eşliliğe izin vermiyor.
Akman: Vermiyor ama bu fiilen yaşanan bir şey.
Kılıç: Türkiye, özel hayatın çok tartışıldığı günler geçiriyor.
Akman: Doğal akışına mı bırakılmalı, bu bir yasal kovuşturma sebebi olmalı mı?
Kılıç: Nuriye Hanım, toplumun genel kabulleri içerisinde bunun kısmen bir eğitim sorunu, kısmen bir gelenek sorunu olduğu düşünülmeli. Toplumun genel kabulleri içerisinde zamana bırakılarak, zaman nereye götürüyorsa oraya gitmesi sağlanmalı. Yoksa bugün kalkıp da cebren kardeşim kanunda tek eşlilik var diyerek insanların üzerine giderseniz insanları birtakım gizli saklı yöntemlerle yaşamaya mecbur hale getirirsiniz. Bunlar doğru şeyler değil. Toplumun genel kabulleri içerisinde ikinci, üçüncü evliliğini yapan insanlar var. Bunları o eşlerinden ayıracak mısınız? Dolayısıyla böyle bir konuyu tartışmaya bile gerek görmüyorum. Ben hukukçuyum. Hukuk çerçevesinden bakarım. Türk Medeni Kanunu ortada. Medeni kanuna göre bir kişi ancak karşı cinsten bir kişi ile nikah yapabilir. Doğru olanı, meşru olanı, hukuki olanı budur.
Akman: Ama öbürü de…
Kılıç: Benim sorunum değil ki Nuriye Hanım.
Akman: Bütün sorunlar sizin sorununuz. Bir politikacı olarak her türlü sorun sizin sorununuz. O manada soruyorum.
Kılıç: Ama Anadolu’nun herhangi bir yerinde iki, üç, dört evlilik yapan bir insanın sorunu niye benim sorunum olsun.
Akman: Ne yapılmalı? Ayıplar mısınız?
Kılıç: Ayıplamak çözüm olsa hadi hep birlikte ayıplayalım bu sorun çözülsün. Kadına yönelik şiddeti hep beraber ayıplayalım bu sorun çözülsün.
Akman: Bunun yaşanmasının sebebi nedir?
Kılıç: Gelenekler, toplumsal birtakım kabuller var.
Akman: Erkeğin nefsani bir durumu yok mu? Sadece gelenekler mi? Kusura bakmayın. Siz kayınpederinizle ilgili duruma cevap vermek istemediniz ama röportajda diyor ki, ben daha ilkini alırken dört tane almaya karar verdim.
Kılıç: Nuriye Hanım bakın, çok reyting yapacaksınız diye bu kadar özele inmenizi doğru bulmuyorum.
Akman: Böyle düşünenler var.
Kılıç: Sizin reytinginiz beni alakadar etmiyor. Ne düşündüğü önemli değil. Hukukçu ve siyasetçi olarak önümüzde Türk Medeni Kanun olduğunu ve kanunun herkes için bağlayıcılık ifade ettiğini söylüyorum. Dolayısıyla hadiselere buradan bakmak lazım. Siz şimdi kalkacaksınız kendi adınıza özel hayata müdahale edilmemesi gerektiği, insanların özgürlükleri adına birtakım şeyler söyleyeceksiniz. Ondan sonra kalkıp aynı soruya tekrar tekrar döneceksiniz. Bunlar makul şeyler değil, doğru şeyler değil. Makul ölçüde sorunuzu makul bulduğum ölçüde cevapladım, karşıladım. Orada o konu bitmiştir. Diğer taraftan genel bu konuya bakışımı sordunuz. Genel çerçevede bu sorunuzun cevabını verdim. Ama diğer taraftan arzu ederseniz, toplum gönüllüleri içerisinde kendinize bir yer tanımlayabilirsiniz. Kadın hareketleri içerisinde kendinize bir yer tanımlayabilirsiniz. Kadınların bu konuda bilgilendirilmesi, erkeklerin bu konuda bilgilendirilmesi, doğru olana yönlendirilmesi, toplumun geleneklerden gelen yanlışlarını, yeni, yenilikçi doğrularla değiştirilmesi yönünde birtakım sivil toplum faaliyetlerinin içerisine girebilirsiniz. Görev sadece niye bana düşsün? Görev size de düşer. Siz de gazetecisiniz. Gazeteci kimliğinizle bir şeyler yapın, yapmaya çalışın.
Akman: Pekala, kapatalım. Bu kadar hassas olduğunuzu bilmiyordum bu konunun. Ama o kadar çok konuşulan ve rahat rahat bütün boyutlarıyla konuşulan bir konu ki burada bir tepki alacağımı sizden açıkçası beklemiyordum.
“Siyaset çizgim üzerinde rahmetli Özal ve Necip Fazıl Kısakürek’in etkisi oldu”
Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınında bulunan en genç siyasetçi olarak bilinen Suat Kılıç programda siyasi yönelimlerinin nasıl oluştuğunu da anlattı. Kılıç, “Benim siyaset çizgim üzerinde rahmetli Özal çok tesir icra eden bir liderdir. Bir diğeri Necip Fazıl Kısakürek’tir. Merhumun çizgisi, yazıları, şiirleri ve bütün külliyatı yine benim gençlik yıllarımı şekillendiren önemli eserlerdir” dedi.
Akman’ın “Politikaya girişinizde, Milli Görüş teşkilatının lideri, Almanya İslam Konseyi’nin başkanıyken lakabı şeyhülislam olan kayınpederiniz Ali Yüksel’in tavassutunun da payı oldu mu?” sorusunu “Kesinlikle tavassutu olmadı. Bunu çok net olarak ifade ederim. Bunun şahidi önce Allah’tır. Sonra kayınpederimdir, sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır” şeklinde yanıtlayan Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “2002 seçimlerinde kendisiyle adaylık konumu konuştuğumuzda, bugüne kadar Sayın Erdoğan’dan, kendim ve aile bireylerimle ilgili hiçbir şey talep etmedim, demişti. Bunu çok iyi hatırlıyorum. Sayın Başbakan ile benim aramda hiçbir Allah kulu yok. Dün de yoktu, bugün de yok. Bunu büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum. Başbakan nezdinde bir referansım yok. Referansım sadece Sayın Başbakanımızın kendisi” şeklinde yanıtladı.
Ali Yüksel, Başbakan’a danışmanlık hizmeti vermedi
Suat Kılıç, programda kayınpederi Ali Yüksel’in siyasetteki konumu hakkında da konuştu. Kılıç, “12 Haziran’da yapılacak olan milletvekili genel seçimlerinde Antalya’dan aday adayı olmak üzere başbakanlık müşavirliği görevinden istifa etti ve yeniden de kamudaki görevine dönmedi. Dolayısıyla Başbakan danışmanlığı görevi yok” dedi. Başbakanlıkta müşavir sıfatıyla çalışanların hepsinin Başbakanın özel danışmanları veya müşavirleri olmadığını belirten Kılıç, kayınpederinin diyanetten sorumlu devlet bakanı Faruk Çelik’in danışmanlığını yaptığını, Başbakan’a danışmanlık hizmeti vermediğini söyledi.
Her milletvekilinin Bakan olma hayali vardır…
Suat Kılıç, programda üçüncü ve son kez seçime girerken bu dönemde Bakan olmayı bekleyip beklemediğini hakkında da konuştu. “Sayın Erdoğan bize siyasette mevkii, makam sahibi olunmadan da önemli adam olunabileceğini ve önemli katkılar sağlanabileceğini öğretti. Bu hepimiz açısından siyaseten çok terbiye edici olmuştur” diyen Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Milletvekillerimiz içerisinde bakan olma hayali olmayan hiç kimse olduğunu zannetmiyorum. Siyaset yapanlar içerisinde de milletvekili olma hayali olmayan hiç kimse olduğunu zannetmiyorum”
RÖPORTAJ KATEGORİSİNİN DİĞER HABERLERİ