Temmuz 2012'de yürürlüğe girecek yeni Türk Ticaret Kanunu'nda karşılıksız çek ve ev eşyalarına haciz konusunda borçluları rahatlatacak iki önemli düzenlemeye gidildi.
HATİCE NAZLI AYDOĞAN
İSTANBUL -Kabul edilen yeni yasa ile karşılıksız çeke hapis cezası kaldırılıp yerine 10 yıllık çek kullanma yasağının getirilmesi ve ev eşyalarına hacizin kaldırılması genel anlamda olumlu karşılanırken yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Bu iki düzenleme hukukçuları ve kamuoyunu ikiye böldü.
Ticari suçlara ticari yaptırım anlayışını temel anlamda doğru bulduklarını ancak yeni düzenlemenin çek mağdurlarını sevindirirken yeni mağdurlar yaratacağını savunan hukukçuklar yasanın bu haliyle adil olmadığı görüşündeler. Ev eşyalarına yönelik hacizlerin kaldırılmasının ise ticareti baltalayacağı belirtiliyor. “BANKALAR MASUM DEĞİL”
Eski Cumhuriyet Savcısı ve İGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Reşat Petek, yeni Türk Ticaret Kanunu'ndaki bu iki düzenleme ile ilgili olarak Skytürk'e önemli açıklamalarda bulundu.
Reşat Petek, yapılan değişikliğin binlerce çek mağdurunu sevindirirken yeni mağdurlar yaratacağına dikkat çekerek karşılıksız çek konusunda bankalarında çok masum olmadıklarını söyledi. Petek, açıklamasında sorunun çözümünde bankalarında taşın altına elini koymaları gerektiğini belirterek, "Çek Kanunu'nda bankaların sorumluluğunu artırıcı düzenlemeler yapılmalı. Bankaların çek defteri karşılığında istedikleri teminatlar artırılmalı ve limitli çek kavramı getirilmeli" dedi.
“ÇEKTE MAĞDUR KİM?”
Karşılıkız çekte mağdurun kim olduğu konusunun tartışmalı olduğunu dile getiren Reşat Petek, şunları söyledi:" Çek mağduru kim? Çekin mağduru keşide eden mi yoksa alacağını tahsil edemeyen mi? Bu konuda bir düzenleme yapılacaksa ikisi birden düzenlenmeli. Karşılıksız çeke hapis cezası kaldırılıyor. Hapis yattığı için çeki keşide eden çalışamayacak, borcunu ödeyemeyecek. Bunun önüne geçilmeye çalışıldı. Ancak, bu durumda alacaklının uğrayacağı zarar da gözden kaçırılmamalı. Sorunun, tarafları mağdur etmeyecek şekilde çözülmesi için banka sorumluluğunu öne çıkaran ve rastgele kişilere çek karnesi verilmemesini engelleyen düzenlemelere getirilmeli. Bankalar, mudilerine çek defteri verirken teminatlarını fazlası ile almalı ki tahsil edilemeyen çekin banka tarafından çok önemli bir kısmı karşılanmalı. Sorumluluk bankaya da yüklenmeli."
“ÇEKE LİMİT GETİRİLMELİ”
Bankaların limitsiz çek vermesi konusunun tartışmaya açılması gerektiğini ve düşük teminatlarla çek defteri verilmesinin engellenmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunan Reşat Petek, "Bugünkü durumda çek defterine herhangi bir limit yok. Çek defteri sahibi sayısı çok fazla ve teminatlar yok denecek kadar az. Defter sahibi limitsiz çek kesebiliyor, buna engel yok. Bankalarda çekin karşılıksız çıkması halinde sadece 400 lirasını karşılıyor ve sorumluluktan kurtuluyor. Oysa bankalar çek defteri verirken daha hassas davranmalı ve müşterilerine çek defteri verirken sınırlı oranda çek kesme yetkisi vermeli ya da teminatları artırmalı" dedi.
“HAKSIZLIK GİDERİLECEK”
Yargı reform paketi içindeki ev eşyalarının haczedilmesine yasak getirilmesinin, 886 liranın altındaki borçlar için doğrudan icra yoluna gidilememesinin, tebligat zorunluluğu getirilmesinin doğru bir karar olduğunun ve adliyelerin yükünü hafifleteceğini dile getiren Reşat Petek şöyle konuştu:"
Gelir üzerinden haciz konması, kıymetli eşya ve kağıtlara ticari eşya olarak el konması en doğru yaklaşım.100 liralık alacak icraya başvurduğunuzda 540 liraya mal oluyor. Borçlunun ödeyebileceği boyutu aşıyor. Bu nedenle önce bir ihtarname gönderip, ihtarnamede borcun belirtilip, ödeme için süre verilmesi ve ödenmemesi durumunda icra yoluna gidilmesini öngörüyor yeni yasa. Asıl borç üzerinden ödeme teşvik ediliyor."
“TÜKETİCİLER BANKA VE OPERATÖR KISKACINDAN KURTULACAK”
Asgari ücret altındaki borçlarda doğruda haciz yolunun kaldırılmasının en çok bankaları ve GSM operatörlerini etkileyeceğini vurgulayan Petek, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Küçük borçlarda tüketiciler en çok bankalar ve GSM operatörleri tarafından mağdur ediliyor. Örneğin, 200 liralık telefon borcu 800 lira olarak karşınıza geliyor. Hatta bankalar adeta küçük hesap sahipleri borcunu ödemese de icra yoluna başvursak diye bekliyor. Buna da önlem alınması gerekiyordu. Böylece GSM operatörleri ve bankaların haksız uygulamaları da son bulacak.”
“3 LİRA 1.000 LİRA OLMAYACAK”
Küçük alacakların takibinde vatandaş için avukata başvurmak bir külfet. Hak arama yolu zor ve maliyeti yüksek. Bankalar bunu fırsat biliyor. Hiç borcunuz olmasa bile hesabınızı kapatmadığınız için "borcunuz yoktur" yazısı için 3 lira borç çıkarılıp buna faiz işletilerek 4 yıl sonra bin lira alacakla karşınıza çıkıyorlar ve icraya geliyorlar. Vicdani, ahlaki ve ticari olarak banka haklı değil ancak yazılı sözleşmeye dayanak göstererek bu parayı tahsil etmek istiyor. Yeni yasa bunların önünü kesecek."
“MAĞDURİYETLER OLACAK”
Açıklamasında yeni yasanın henüz kamuoyu ve ilgili kesimler tarafından tam olarak anlaşılamadığına değinen Reşat Petek, değişim sürecinde birtakım mağduriyetler yaşanacağına da dikkat çekerek, "Değişimi kabul etmek kolay olmayacak. Şeffaflığı, denetimi, açıklığı ve kayıtlı ekonomiyi öngören bir yasa geliyor. Kayıtdışı ekonomiden kayıtlı ekonomiye geçişin sancıları, sıkıntıları olacaktır. Şirket sahiplerini ve ortaklarını rahatsız edecek tarafları da olacaktır. Bu nedenle "Ben yaptım, oldu" anlayışıyla değil, diğer kesimlerinde görüşleri alınarak yasa tartışmaya açılmalı. Ve geçiş sürecinde de yaşanacak mağduriyetler önlenmeli." şeklinde konuştu.