Röportaj

CHP ESKİ GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI SKYTURK.NET'E KONUŞTU

Demir: CHP'de kademe siyaseti anlayışı var


Eski Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Deniz DEMİR siyasete dair açıklamalar yaptı. Arkadaşımız Beril Çuhadaroğlu'nun sorularını cevaplandıran Demir istifa sürecinde yaşanılanları anlattı.

Üç dönemdir MYK üyesisiniz, partide uzun soluklu bir siyaset yaşamınız var bize bu süreci biraz anlatır mısınız?

1985 yılında Ardahan iline bağlı Göle ilçesinde doğdum, ilkokulu Göle’de tamamladıktan sonra eğitimime Ankara’da devam ettim. Mütevazi bir ailem var, imkanları çok olmasa da manevi değerleri yüksek bir ailem var. Siyasette ki en büyük destekçim ailem oldu. Ben hep idealleri olan biriydim, ortaokula giderken bu ülkenin geleceğine yönelik sevdamı arkadaşlarıma anlatırdım. Daha sonra Çankaya ilçe Gençlik Kollarında aktif siyasete adım attım, partiye geçmişten sirayet eden küçük olsun benim olsun zihniyeti ile bir süre mücadele ettim.

İlçeye gelme gelirsen şöyle olur türünden bir sürü yıldırma politikasına rağmen asla yılmayıp mücadeleme devam ettim. Kimsenin adamı olmadım, gençliğin partinin dinamik yüzü olduğunun bilinceydim, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel başkanlığı ile oluşan yeni yönetim gençliğe çok değer verdi, beni onurlandırdı ve bu görevi üç kez bana layık gördü. Ben de bu bilinçle partimin ismine bir leke getirmeden gençliğe layık olmaya çalışıyorum. Allah bizi bu yolda utandırmasın.

Sizce gençlik siyasetinin ana teması ne olmalıdır?

Geçmişte meydanlarda bir gençlik kitlesi vardı, çok acılar çekildi, işkenceler edildi, ödenen bedeller, kaybolan hayatlar çok büyüktü. Biz gençler olarak bugün siyaset yapabiliyorsak geçmişin devrimci birikimi sayesindedir, akan kanlar ve ödenen bedeller sayesindedir kolay olmadı bu ülkede insanların, gençlerin ve kadınların siyaset yapabilmesi. Darbelerden sonra apolitik bir gençlik oluştu, biz gençliği aktif ve devrimci mücadeleye hem meydanlardan hem de projelerden entegre etmeye çalışıyoruz.

Ben şahsen projeleri gençliğin bilinç ve akıl düzeyinin gelişmesi açısından da çok önemsiyorum. Uzun zamandır susmuş bir kitleydik ne yapabiliriz diye düşünürken, gençlik sempozyumu yapma fikrini gündeme getirdim, eksiksiz hazırlanarak hem geçmişi sorgulayan hem de güncel problemlerimizi masaya yatırdık. Bu sempozyumun etkisiyle büyük bir gençlik kitlesini partimize üye yaptık bu benim açımdan önemli bir noktaydı, yorulduk ama değdi zafer hepimizindi çünkü.

Genç bir siyasetçi olarak kendinize örnek aldığınız isimler varmıdır, varsa detaylandırmısınız ?

Elbette var.
Bülent Ecevit çocukluk yıllarımızın, ailelerimizin, siyasi ideolojisi ne olursa olsun tüm ülkemizin ortak bir paydası. Coşkulu ama hasret dolu sesiyle meydanlarda halka devrimleri, değerleri, ortanın solu kavramını anlatışı, milliyetçiliğin kanla değil insanı sevmekle ve topraklarımıza sahip çıkmakla olabileceğini, bir eli Rahşan Hanımın elinde karış karış tüm Anadolu’yu gezmesi hepimizin zihninde ve yüreğinde kalıcı izler bırakmıştır. Hayatını siyasete ve halkına adamış değerli büyüğümüzü sevgiyle anıyorum.

Kemal KILIÇDAROĞLU, günümüzün dürüst ve temiz siyasetçisi, belgeleri ile bu ülkenin ezilmişlerini, ötekileştirilmişlerini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını tüm baskılara rağmen cesurca ortaya koymuş koca bir yürektir. Uzun zamandır halkla bağları kopmuş, doğuyu ve ötekileri tasfiye etmiş kıyıya hapsolmuşlara inat genel başkanın kararlı ve özverili stratejileri ile kadınlardan ve gençlerden büyük oranda oy aldık.

Bir diğer isim Gürsel Tekin’dir. Gençlik kollarından İstanbul il başkanlığına uzanan süreçte Gürsel Bey çok büyük emek harcamıştır. Halkevi projesi ve partiyi birilerinin mirasyedisi olmaktan çıkararak partinin gerçek sahibi olan halka açan kişi olarak görüyorum. Dinamik yapısı ve farklı kesimlerle bir araya gelebilmesi, sivil toplum örgütleriyle olan ilişkileri ayrıca beyefendi kişiliğiyle de sevgi ve saygı beslediğim bir başka halk siyasetçisidir.

Partilerin siyasetçileri olabilirsiniz ama asıl maharet halkın siyasetçisi olabilmektir bu üç şahsiyet halkın siyasetçisi ve halkın umudu olabilmiş kişilerdir

Günlük yaşamınızda siyasetin yeri nedir? Siyaset dışında özel zevkleriniz ve uğraş alanınız var mıdır?

Siyaset hayatımın neredeyse tamamı, her geçen gün yeni güne partim adına ve ülkem adına ne katabilirim düşüncesiyle başlıyorum. Uykuma dikkat etmeye çalışıyorum, zamanımın büyük bir kısmı Yozgat - Ankara arasında geçiyor. Bozok Üniversitesinde okuyorum, KYK yurdunda kalıyorum birilerinin partiye saldırma argümanı olan burjuva bunlar tezinin tam dışındayım.

Yurt da Yemek yemek, ders çalışmak sıcacık bir banyo yapmak bazen imkânsız olabiliyor. Yine de yılmıyorum okuduğum Mühendislik bölümünü layıkıyla bitirip aktif siyasete daha çok ortak olmak istiyorum. Edebiyata çok büyük bir merakım var. Ahmed Arif okumayı çok severim, Kardeş türküler dinlemeyi çok severim özellikle Bahçada Yeşil Çınar türküsünün ayrı bir yeri var bende. Sadece ideolojik bir edebiyat takipçisi değilim Necip Fazıl okumayı ve Sezai Karakoç okumayı da pek severim.

CHP’li bir MYK üyesi KYK yurdunda kalıyor, yandaş medya buna çok şaşırır sanıyorum.

Evet KYK yurdunda kalıyorum, siyasetimizi de eğitimizi de zor şartlarda da olsa en iyi biçimde sürdürmeye çalışıyoruz çok şükür. Böyle bir ortamda çok farklı kesimlerden insanlarla bir aradasınız, cumaları namaz kılmaya gittiğimde çok şaşırmışlardı mesala, ben insanlarla iletişimime sevgiyi ve saygıyı koymuş bir insanım, herkesi olduğu gibi Mevlana hoşgörüsüyle kabul eden bir insanım.

Herkesi bu ülkenin onurlu bir yurttaşı görürüm. Geçen dönemde yönetimde başörtülü bir kardeşimin bulunmasını talep etmiştik böyle bir mücadeleci arkadaşımız da vardı fakat bu düşüncemizi maalesef hayata geçiremedik.

Son yaşanan süreçte MYK üyeliğinden istifa ederek yönetimden ayrıldınız, sebebini açıklar mısınız?

Gençlik Kolları tarihine göz atılacak olursak, beklide bu tarihin en aktif çalışmalarını yaptığımıza inanıyorum. Bunu özellikle de belirtmek istiyorum. Görevde bulunduğumuz süre içerisinde toplumun tüm katmanlarıyla yakın ilişkiler kurarak, hem partimizi hem de çalışmalarımızı anlattık. Geçmişte hiç gidilmemiş, ihmal edilmiş tüm ücra köşelere kadar gidip kendimizi planlarımızı, projelerimizi anlattık. Türkiye’nin birçok yerinde büyük yankı yaratan projeler geliştirerek hayata soktuk. Bir genç olarak bütün bu çalışmaların içinde oldum.

Son dönemde birileri Gençlik Kolları üzerinden ana kademe siyaseti yapmaya ve gençlik kolları MYK'sının aldığı kararlara ipotek koymaya başlamasına karşı dik durulması gerektiğini düşündüğümden ve özerk çalışmasını savunduğum bir kurumda daha fazla yararlı olamayacağımı düşündüğüm için görevimden istifa ettim. Parti üyesi olarak bundan sonraki süreçte partime farklı alanlarda yarar sağlamanın daha doğru bir davranış olduğu düşüncesinde olduğumu da özellikle belirtmek istiyorum. Röportaj: Beril Çuhadaroğlu/ANKARA

29.01.2012

RÖPORTAJ KATEGORİSİNİN DİĞER HABERLERİ

YORUMLAR
Adınız/Rumuzunuz

E-posta Adresi

Doğrulama Kodu :     >




Tüm Yazarlar >



   

   

HÜKÜMET 3+3 ZAM TEKLİFİ İLE MEMURLA DALGA MI GEÇİYOR?

Evet
Hayır
Belki