SERT TEPKİ
Engin Ardıç CHP'li gençlerin hedefi oldu
CHP Ankara İl Gençlik Kolları Parti İçi Eğitimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Engin Aytaş, Engin Ardıç'ı eleştirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Gençlik Kolları parti içi Eğitimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Engin Aytaş köşe yazarı Engin Ardıç'ın üslubunu sert bir dille eleştirdi
CHP Ankara İl Gençlik Kolları Adına açıklama yapan Engin Aytaş yazılı açıklamasında " 15 Şubat Çarşamba günü yazının sahibini tanıyanlar için olağan, tanımayanlar için ise talihsiz sayılabilecek bir “ parça” yazı sabah gazetesinde yer aldı. Yazının sahibi daha önce bir çok kez nefret söylemine başvurmuş yer yer kapıldığı coşku selini düşünce tatmini için kendine malzeme eden Engin Ardıç bundan birkaç sene önce laf olsun torba dolsun gazeteciliği sektörünün önemli bir temsilcisi olarak, Cumhuriyet kurumlarının hemen hepsine, “girmeli- çıkmalı, züppeli- kabaklı” bir çok hakaret kelimesi ile tutulduğu ağız ishalini kelimenin amiyane tabiri ile kusmuştur. Dönüp baktığımız noktada Ardıç için kullanacağımız kelimeleri dikkatle seçme eğiliminiz, Ardıç’ın saygınlığının korumasının tarafımızca umursanması değil, anlamadığı ve anlayamayacağı bir konu olan Cumhuriyet gençliğinin aydınlık kimliğini bir çamura bulaştırmama gayretimizdir. Daha önce birçok toplumsal gruba, toplumsal kimliğe farklı nefret söylemleri ile saldıran,
Engin ARDIÇ bilmelidir ki, sözü geçen yazısında kullandığı “Hem Özürlü hem CHP’ li” tabirini artık kendi kirli geçmişi bile kabul edemez. Engin Ardıç farkına varmalıdır ki, “hem özürlü hem CHP’li” ifadesini kullanarak sadece CHP’li Şafak Pavey’i rencide etmemiş, milyonlarca engelli vatandaşımızı ve ailelerini de rencide etmiştir. Her gün çarşaf çarşaf yazdığı yazılar ile insan hakları ve demokrasi dersi verdiğini zanneden Engin Ardıç, kullandığı bu üslup ve tabir ile hangi akla hizmet etmektedir? Bunun neresi ileri demokrasiye, neresi evrensel insan haklarına sığar? Değinilmesi gereken başka bir nokta ise Sabah gazetesinin yıllardan beri süren bu çirkin ve vicdansız yazarlık anlayışını nasıl olup da göz yumduğudur. Sabah gazetesinin takındığı bu yok sayma ve göz ardı etme sürecinde acaba Ardıç’ın gazetesinin iktidar ile olan kapitali bol rantı çok medya ilişkisine verdiği desteğin rolü nedir ?
Son olarak Engin Ardıç yazısının başlığını yumurtasız eylemin tadı yok diye atarken bizlere bir gerçeği göstermiştir. Aslında Engin Ardıç gibilerinin yüzünden gazeteciliğin tadı yoktur. Yazdığı köşenin birkaç paragrafını doldurmak, destelediği iktidarın birkaç ağa babasını memnun etmek uğruna bu kirli cümleleri kullanmak Ardıçlığa bile sığmaz. Ardıçgillerin kullandığı bu kirli dil, art arda sıraladıkları nefret söylemleri akıllarımıza bir soruyu, bir ezgiyi düşürmektedir. Gazetecilik ne yanan düşer usta, insanlık ne yana "
Haber: Beril Çuhadaroğlu
MEDYA KATEGORİSİNİN DİĞER HABERLERİ