Röportaj

O GENÇLERİN GÖZDE HOCASI

Her akşam 70 milyondan yoklama alan adam: Radi Hoca

TRT'nin son yıllarda gençleri ekran başına toplamayı başardığı en iyi kanallarından biri olan TRT Okul, Radi Hoca'yla her kesimi kucakladı



O TÜRKİYE'NİN HOCASI

TRT Okul'da 'Radi Hoca' karakteriyle izleyenleri kırıp geçiren Murat Özsoy, "İnsanlar gerçekmişim gibi "Hocam hocam" diye mail atıyor. Ben isterdim Radi Hocamız gibi biri olsun. Haftada bir ders böyle olsa çocuk okula gitmeyi sever" diyor.


Türkiye Gazetesi Genç Sayfa editörü Fatih Selek, bugün akıllarda kalacak bir röportaja imza attı. Selek, TRT'nin en sevilen karekterlerinden biri olan Radi Hoca ile görüştü. Ortaya nefis bir röportaj çıktı. Radi Hoca, TRT Okul'un en ilginç siması. Ağarmış saç ve bıyıkları, siyah gözlükleri, üzerinden çıkarmadığı beyaz önlüğü, mavi gömleği, benekli papyonu ve elinden düşürmeği anteniyle her akşam saat 21:00'de hanelere konuk oluyor.
Radi Hoca, sıradan bir halk adamı ama bildiğimiz öğretmen kalıplarının çok dışında biri.

Her alanda uzman. Ama her şeyi herkesin anladığı kadar biliyor. Matematikte hayat matematiğini, beden eğitiminde futbolu anlatıyor. 15 dakikalık program sonunda da öğrencilerden gelen mektupları okuyor. Öyle cevaplar veriyor ki, kırıp geçiriyor.

Radi Hoca'yı canlandıran Murat Özsoy şimdiye kadar gerçek kimliğini gizli tuttu. Ama artan ilgiden dolayı kendini daha fazla saklayamadı. Biz de hocanın sınıfına girdik ve kendisiyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

ONDA BİRİNİ SÖYLEYEMEM

Murat Özsoy kimdir?
İstanbul doğumluyum. 2007 yılında Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünden mezun oldum. Daha sonra Kadir Has Üniversitesinde oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptım. Orta okuldan bu yana tiyatroyla uğraşıyorum. Şimdiye kadar ufak tefek projelerim oldu ama ilk defa Radi Hoca ile ekrana çıktım.
Başarılı bir program sergiliyorsun. Seni kim keşfetti?
Sihirli değnek ancak masallarda oluyor. Bunun için çok uğraştım. Daha önce bir skeç programı çekmiştim. Radi Hoca orada bir karakterdi. TRT Okul için böyle bir şey düşünmüşler. Çalışmalarımı göndermiştim. Bana döndüler. Ama mutlaka bir gün keşfedileceğimi biliyordum. Açıkçası gelinen nokta benim hâyâl edemeyeceğim kadar güzel...


RADİ HOCA SOLDA, SAĞDA GAZETECİ ARKADAŞIMIZ FATİH SELEK

Peki bu ilginin arkasında ne var?
İnsanların sevdiği şey, Radi Hoca'nın gerçek olduğuna inandığı taraf. Siyasetten spora kadar gündemle ilgili çok sert eleştiriler yapıyoruz. Çünkü adam yaşayan bir karakter olduğu için herkesin yaşadığı konulara değinmeden geçmiyor. Havadan sudan bir program yapsanız kimse izlemez. Herkes ÖTV'yi, futbolda şikeyi konuşurken bizim karakterimiz hâyâl aleminde olmasın istedik. Radi Hoca ile fikrimi ortaya koyuyor, kendimi dışa vuruyorum. Tek başıma televizyona çıksam Radi Hoca'nın söylediğinin onda birini söyleyemem. Söylesem de kimse hoş karşılamaz. Gerçek bir insan gibi algılansın diye onu sakladık. Bir hikaye var ve herkes buna inanmak istiyor. Ben Radi Hoca'yım desem illüzyonu kırmış olurum. İnsanlar gerçekmişim gibi "Hocam hocam" diye mail atıyor. İdealimdeki işi yapıyorum. Öğretmen olmasına rağmen öğrenci gözüyle aktarıyoruz olayları. Bu da ilgiyi artırıyor.
RADİ HOCA 5.ders TRT OKUL turkokul

TRT HOŞGÖRÜ GÖSTERİYOR
Bu arada TRT'yi de eleştiriyorsun? Hiç şikayet geliyor mu?
TRT'nin istediği şey buydu. Kendi içinde bir eleştiri, dalga geçme mekanizması. Bu, gelişimi getiriyor. Radi Hoca'nın söyledikleri normal insanların da söylediği aynı zamanda. TRT'nın Hoca'ya karşı bir hoşgörüsü var. Hatta çok enteresan bizim yaptığımız eleştiriler kaale alınıyor. Eleştirdiklerimden de e-mail geliyor, "Hocam böyle demişsiniz" diye. Mutlaka birilerine dokunuyor program. Amacımız taraf olmak değil. Sadece hayatta yaşadıklarımızı yansıtıyorum. Temel amacımız insanlara 'benim de başıma gelmişti' dedirtmek.
Her gün yayınlanan bu programı yazıp oynamak zor olmuyor mu?
Biz haftanın iki gün çekiyoruz ama günlük bir temposu var. Yorucu ama güzel... Okuldan çok sette öğrendim. Çok e-mail geliyor. 'Hocam bu akşam da bunu konuşur musun' diyorlar. 10-15 dakika konuşup gidiyorum zannedenler var. Bu yazılıyor çekiliyor, demiyorlar. Fikir üretene kadar uzun bir zaman geçiyor ama yazıya başlayınca bitiyor. Gün içinde sürekli notlar alıyorum. Gece uyurken kalkıp yazdığım bile oluyor. Bunlar tamamen zaman verilemez şeyler. Bazen 5 bölümü yazmak 3 günü alıyor. İşin zor tarafı karakterin tek başına konuşuyor olması. Bir bölüm yaklaşık sekiz sayfa. Üç günde 90 sayfa yazan da var. Ama ince eleyip sık dokuyoruz. 180 bölüm oldu. Bu 180 farklı hikâye demek. Tiplemeler işine girdik. Yakında değişik karakterler de girecek işin içine. En son evini yaptık Radi Hoca'nın. Araba aldık. Karısını göreceğiz. Seyirci gibi izlemek yeni bir şey eklemek istiyorum.

HERKES NERELİ DİYE SORUYOR
Radi Hoca nereli?
Babam İskenderunlu annem İpsalalı. İki şiveyi de severek kullanıyorum. Radi Hoca'nın şivesine hepsinden bir şey koyuyorum. Tam bir Türkiye profili yani. Onun için izleyicilerden çok tahmin geliyor. Kesin Adanalıdır, Tokatlıdır diye bir sürü yorum yapılıyor.
Program sonunda okuduğun sorular gerçekten izleyiciden mi geliyor?
5 soru okuyoruz. Bunun ikisi internetten geliyor. Facebook'ta 13 bin civarında bir takipçimiz var. Bu, televizyon programına göre iyi bir rakam. Günde 50-60 farklı ilginç soru alıyoruz. Gençler espiriyle karışık sorunlarını dile getiyor. Çok saçma ama bir tespit içeren sorular bunlar. Ben şahsen beğendiğim bir programın Facebook sayfasına girip 'beğen'i tıklamam. Tıklasam takip etmem. Takip etsem uğraşıp soru göndermem. Metin yazarları bu iş için para alıyorlar. Ama izleyiciler beleşten soru gönderiyor ve katkı veriyor. Kemik bir izleyicisi var.

KENDİME KENDİM OLMADIĞIM İÇİN GÜLÜYORUM
Özellikle blok flütlü müzik eğitimini eleştiriyorsun. Senin derslerle aran nasıldı?
Ben pek ders sevmedim. Sevdiklerim de hocalarından dolayıydı. Bir tarihçimiz vardı mesela, yaşayarak anlatırdı. Onu çok severdim. Analitik geometri ve kimyadan nefret ettim. Müzikten de hiç başarılı olamadım. Ama ne zaman bu eğitim sistemden çıkıp üniversiteye adım attım. Üç ayda gitar öğrendim. İki ayda ney üflemeye başladım. Hocalarına 'Radi Hoca' lakabını takanlar varmış. Kanalda bir okul ortamı oluşturduk. Ben isterdim Radi Hocamız gibi biri olsun. Haftada 30 saat ders var. Biri böyle olsa çocuk okula gitmeyi sever.
Okul arkadaşların da izliyor seni. 'Aaa bak bizim Murat bu' mu diyorlar?
Televizyona çıkmam kimseyi şaşırtmadı. Ama Radi Hoca'yı izleyip ama benim olduğumu bilmeyen arkadaşlarım çıktı.
Bir röportaj sırasında bile çok güldük. Çekimde her halde kırılıyorsunuzdur?
Evet çok gülüyoruz. Çekim aksıyor. Üç programda bir kilitleniyoruz. Kendime, kendim olmadığım için çok gülüyorum. Çekimde olmadı diyorum ama izleyince çok gülüyorum. Gerçekten böyle bir adam olsa ve böyle söylese diye düşündüğümde kopuyorum.
Bi gidişle ileride seni çok iyi yerlerde göreceğiz. Nasıl bir hayalin var?
Bir sitkom hayalim var. Yazıp oynamak istiyorum. Film çekmeyi arzu ediyorum. Televizyonun hayatımda her zaman olmasını istiyorum. Çünkü televizyonda sinema da tiyatro da oyunculuk da bir arada. Bir dizide herhangi bir karakter değil ufak bir program olsun benim olsun diye düşünüyorum.

Türkiye'nin her yerini gezdim. Çok çeşitli insan tanımak çok önemli. Doğu'da bir sofraya oturmak benim için bir şans. Boş zamanlarda çok gezdim.


Ali Devrim Oğuz / Mersin
Tek ayak üstünde fişi pirize taksak elektirik çarpılma ihtimali yüzde 50 azalır mı?
CEVAP: Azalır oğlum. Hatta şöyle havaya zıplayıp, bir süre asılı kalıp öyle prize takarsan elektrik çarpılma olayı yüzde yüz azalır evladım. Tam tersi emekler pozisyonda, eller kolllar ayaklar dizler ayakta takarsan çarpılma ihtimalin yüzde 200 artar... Evladım bu işleri bırah. Güvenliğini al, terliklerini giy. Adam gibi güvenliğini al, ellerin ıslak değilken al priza tak. Elektikle uğraşma, elektrik elektronikle uğraş oku adam ol...
Erkan Yoğurt / Etiler
Radi Hocam, hız limitleri artırılıyor biliyorum. Ama o ne öyle hocam; 110'dan 120'ye artırılıyor. Ben Ankara'ya 200'le gidiyor, 250'yle geliyorum. Bizi de görsünler.
Sevgili evladım 200'le gidip 250'yle geleni zaten göremezler. Sen bir gider bir gelir bir gider bir gelir sonunla bir yere toslarsın. Benim sana tavsiyem, eşinle dostunla ailenle vedalaş. Spidi Gonzalesliğin lüzumu yok evladım. İspanyol sıçanlığı yapma. Madem hızlı gitmek istiyorsun bin uçağa 700-800'le git...
Hüngar Cıbıl, Hisar
Hocam, kapalı ayakkabıyı çıplak ayakla giyince neden mantar oluyor? Ayakkabılar mantardan mı yapılıyor?
Sevgili Hünkar, eğer ayaklarını düzenli yıkamazsan veya çıplak ayakla ıslak ıslak ayakkabıyı giyersen  ssenin ayağında mantar da olur, mercan da pisi pisi balığı da ahtapot da olur evladım. Kendine bir çekidüzen ver. Yoksa ayakların çeşit çeşit okyanus canlılarıyla dolar evladım. İçimize kaldırdın akşam akşam.


21.10.2011

RÖPORTAJ KATEGORİSİNİN DİĞER HABERLERİ

YORUMLAR
Adınız/Rumuzunuz

E-posta Adresi

Doğrulama Kodu :     >

melisa bozkurt
22.10.11 19:34
:D radi hoca çok komik yhaa :DD



Tüm Yazarlar >



   

   

HÜKÜMET 3+3 ZAM TEKLİFİ İLE MEMURLA DALGA MI GEÇİYOR?

Evet
Hayır
Belki