Prof. Dr. Ali Osman Özcan
aozcan@skyturk.net
Kendini denetlemekten aciz olmak bir modaya dönüşmektedir. Serserilik, külhanbeylik, kabadayılık, başıboşluk, fanatiklik, holiganlık modası gitgide yaygınlaşmaktadır. Bu modaya uygun olarak çıkarları peşinde koşanlar, çocukları da kendi çıkarlarına alet etmekten çekinmemektedirler. Çocukların sokaklarda gösterici, pankart taşıyıcı, polislere taş atıcı, lastik yakıcı vb. olarak ortaya çıkmaları, milli değer sistemimizde bazı aşınmaların olduğunu göstermektedir.
Dokuz-on üç yaşlarında erkek çocuklar, yetişkin erkeklerden daha yetişkin; kız çocuklar, olgun kadınlardan daha olgun olarak cinsiyetlerinin niteliklerine uygun davranma eğilimine girerler. Ancak bu yaşlarda erkek grupları erkeklerle, kız grupları kızlarla iş birliği yapar; karşıt cinsiyeti dışlarlar.
Bu olguyu çocukların kullanıldığı sokak gösterilerinde görmek mümkündür. Genellikle erkekliklerini ispatlamak isteyen çocuklar, kendilerine verilen görevi ölesiye yerine getirme peşine düşer; ölümü bile rahatlıkla göze alabilirler. Polisleri taşlayan, kundakçılık yapan çocuklar, aldıkları emri yerine getirmektedirler.
Bu yaşlardaki çocuklar, her şeye burnunu sokmaktan hoşlanırlar. Her lafa maydanoz olmayı severler. Hele yetişkinlerin yaptıkları işleri, kendileri yapmaya bayılırlar. Bir yetişkin erkek, çocuğa ?Sen erkek değil misin?? dediğinde çocuk, bu sözün altında kalmamak için ölümü bile göze alarak ileri atılabilir. Çocukların sokak gösterileri ve mitinglerde ön saflarda yer alması olgusu, çocukların bu türden davranışlara itilmesi, yetişkinlerin ahlaki sorumsuzluğu yüzündendir.
Yetişkin dünyasını merak eden, bu dünyaya girmeye can atan, kendisine cinsiyetine uygun ödev, görev, sorumluluk ve yükümlülük veren yetişkinlerin, çocukların bu yönünü istismar ettikleri de açıktır. Yetişkin erkekler erkek çocuklara, yetişkin kadınlar kız çocuklara görev verdiğinde ve bu görevi cinsiyetle ilişkilendirdiğinde çocuklar, o görevi canları pahasına yapmaya çalışacaklardır.
Sokak gösterilerine katılan çocukların, bu gösterilere haytalık merakı yüzünden katıldıkları gerçeğini görmezden gelip olayları at gözlüğüyle yorumlayanlar, bu çocukları yönlendirenlerin her türlü kuralı çıkarları için kullanabileceklerini de göz ardı etmektedirler. Çocukların sokak gösterilerine alet edilmesi, geleceğin emanet edileceği çocukların geleceğini karartma davranışıdır. Sokak gösterilerindeki havanın elektriğine kapılan çocuklar, her türlü yıkıcılığı, tahripkârlığı yapabilirler. Bu açıdan onları polis, jandarma ve zabıta ile karşı karşıya getirenlerin niyetleri ve ülküleri de kötüdür. Bu yetişkinler, yüzü kızarmayan, pişkin pişkin sırıtan, kendi çıkarları için her şeyi yapabilecek karakterdeki insanlardır.
Çocuk istismarı, sadece çocukları dövmek, çalıştırmak, dilendirmek değildir. Onların geleceğini karartıcı sokak eylemlerine itmek de çocuk istismarının ta kendisidir. Bu kişilerin ahlaki gümrükleri, sadece kendi çıkarlarına olan şeylerin geçmesine izin verir. Çocuklar, sokak gösterilerinde birer saldırı aracı olarak kullanılmaktadır ki onlar, bu eylemler için yaratılmış bir varlık değildir. Çocukların sırtından geçinerek fayda beklemek de onlara yapılacak en büyük kötülüktür. Çocuklar, bir insan olarak amaç kabul edileceği yerde, çıkar aracı olarak görülmemelidir. Hele siyasi çıkarlar için hiç değil. Bu çocukların gruba uyma ve arkadaşları taklit davranışlarını kötüye kullanmak, güzel ahlakla bağdaşmaz.