skyturk.net
IMKB 60.999 | %0,22 hareket yönü
$ 1,5005 | %0,79 hareket yönü
1,9295 | %0,46 hareket yönü
€/$ 1,2894 | %0,54 hareket yönü
£ 2,3159 | %0,37 hareket yönü

İsrail’in verdiği taviz değil

Bu yazı Ara 8th, 2009 tarih ve DÜNYA kategorisi altındadır. Bu yazıya yapılan yorumları takip etmek için; RSS 2.0.

  • Bu Haberi Paylaş

Yazdır Yazdır

İsrailin verdiği taviz değil (4 Aralık Cuma, San Francisco Chronicle)

Filistin Merkezi müdürü Yusuf Münayirin San Francisco Chronicle da çıkan yazısı ve İsrailin onun iddialarına cevapları

İsrail sonunda işgal altındaki Batı Şeriada 10 aylık bir süre için inşaatları dondurdu. 1967 de işgal edilmiş ve ileride Filistin devletinin başkenti olacak Doğu Yeruşalayim bu kararın dışında.

İsrail bunu samimi bir barış hamlesi ve verilmesi çok zor bir taviz gibi göstermek istiyor. Gerçek olan şu ki bu bir taviz değildir.

2003 te ABD, BM, AB, Rusya federasyonu tarafından kabul edilen Orta Doğu yol haritasının ilk maddesi İsrailin Batı Şeriada yerleşim merkezlerini geliştirmeyi durdurmasıdır.

Yanlış! Yol haritasının birinci kısmının birinci bölümünün birinci paragrafının birinci satırı Filistinin derhal kayıtsız şartsız teröre ve kışkırtmaya son vermesini şart koşar.

İsrail de Batı Şeriyada yeni yerleşim merkezleri inşa etmiyecek. Bu şart da var fakat aynı belgenin devamında, çok daha sonra.

İsrail, Filistinin terör ve kışkırtmayı son vermek bir yana, desteklediğini görünce, yerleşimleri dondurmak için hiçbir sebep görmedi.

Bunun tam tersine, 1994 Oslo antlaşmalarından itibaren Batı Şeriyadaki yerleşimler ve yerleşimciler devamlı arttı, ve varolan yerleşim yerleri gelişti. Yerleşimler ABD nin bölge politikasına ve uluslararası kanunlara aykırıdır.

Yanlış! ABD nin yerleşimlerin meşruiyeti üzerine bir politikası yoktur. Çoğu başkan yerleşimleri onayladı. Jimmy Carter yerleşimleri kanun dışı olduğunu savundu. Ancak başkanların düşünceleri ABD nin herhangi bir konuda politikası değildir.

Sayısız BM kararları ve İsrailin de imzaladığı Dördüncü Cenevre Sözleşmesi Filistin topraklarına el konulmasını kınıyorlar.

Yanlış! Gerçekten Arap kontrolü altında olan BM genel kurulu hakikaten İsraili birçok konuda kınıyorsada, İsrail Batı Şeriyadaki (ve daha önceleri Gazzede) İsrail vatandaşı yerleşimcileri ve yerleşimleri desteklemekle hiçbir şekilde Dördüncü Cenevre Sözleşmesini ihlal etmiyor.

Ayrıca Dördüncü Cenevre Sözleşmesi Batı Şeriya ve Gazzede hükümsüzdür zira Filistin bu sözleşmeye bir taraf olarak katılmamış ve sözleşmeyi imzalamamıştır.

Batı Şeriya ve Gazze şeridi halihazırda Filistin toprakları olmadığı gibi, bu topraklarda hak iddia eden iki veya fazla taraf vardır. Bu topraklar 400 sene Osmanlı İmparatorluğunun bir parçası olduktan sonra birinci dünya savaşı sonunda İngiliz mandası, ve 1947 de BM nin 181 no lu kararıyla İsrail ve daha adı belli olmayan bir Arap devleti olmak üzere iki devlete bölünmüştür.

Israil bu kararı kabul etmeyip kendisine saldıran 7 Arap ordusunu hezimete uğratırken, BM in 181 sayılı kararına aykırı bir şekilde bu Arap orduları Gazze ve Batı Şeriyayı işgal ettiler. Böylece kurulacak bir Arap devletinin olması gereken Batı Şeriya Ürdün Krallığına, ve Gazze de Mısır topraklarına eklendi.

Tarihin hiçbir sürecinde ve dünyanın hiçbir yerinde, Filistin devletine ait hibir toprak olmamıştır ve bir Filistin devleti kurulmamıtır.

Aslında İsrail başbakanının söylediği “Belli bir zaman süresince ve sadece bazı yerlerde kanunları ihlal etmiyeceğimdemeye geliyor.

Bu 2003 te hazırlanan barış için yol haritasının beklentilerine uymuyor. Dolayısıyla bunu bir taviz olarak göstermek Filistinlilere sadece İsrailin ABD tarafından sorumlu tutulmıyacağının bir göstergesi

Bu mantık burada iflas ediyor: İsrail, tüm kaygılarına rağmen yol haritasını kabul etti. Filistin ve Hamas ise reddettiler. Hamas, demeçleri ve eylemleriyle teröre ve kışkırtmaya devam ediyor. Her nekadar Filistin Yönetimi demeçleriyle yol haritasına destek veriyorsada bir yandan terörü ve kışkırtmayı sürdürüyor.

Araplar bu terör ve kışkırtma eylemlerini durdurmadıkları sürece İsrail hem kanuni hem de vicdani olarak yol haritasına bağlı kalmaya mecbur değildir. Neden Munay terörü ve kışkırtmayı görmezden gelip sadece Batı Şeriyadaki yerleşim yerlerinden şikayetçi?

İsrail sözcüsü Amerikalilara barış istediklerini söylüyor. İşgal ve bölgeye daha çok insan yerleştirerek İsrail asıl niyetini ortaya koymuş oluyor.

Soruyorum: 2,000 kişinin hayatını kaybetmesine ve 7,000 kişinin yaralanmasına yol açan 28,000 terör ve 10,000 roket saldırısı, nefret dolu soykırım ve öldürmeye yönelik demeçlermi yoksa uluslararası kanunlarda bile daha kime ait olduğu münakaşa konusu olan topraklarda inşaat yapmak mı barışı daha çok engeller?

Munayyer neden İsrailin yerleşim yerlerini rezil bir skandal olarak gösterirken Arap teröristlerin cinayet ve toplu cinayet soykırım denemelerini görmezden geliyor?

İsrailin kendi yükümlülüklerini defalarca yerine getirmemesine karşı kendileri daimi bir işgal ve ceza tehdidi altında yaşayan Filistinlilerin bu oyuna düşüp Washingtonun isteklerine uygun davranmaları aptalca olur.  Nitekim İsrail yeni inşaatları dondurma kararından birkaç gün sonra Batı Şeriyada birçok yeni inşaat izni verdi.

Yanlış: Netanyahu 10 ay inşaat izni vermemeyi taahhüt etti. Filistin Yönetimi hiçbir taahhütte bulunmadı. Hamas hala teröre devam ediyor. Bunların hangisi hakikaten barışı engelliyor?

Netanyahunun bu kararı, Doğu Yerushalayimi kapsamadığı için bilhassa problem yaratıyor. İsrail Batı Şeriyayı işgal edince tek taraflı olarak şehrin sınırlarını 6.5 km den 71 km lik bir alanı kapsayacak şekilde değiştirdiç Bu yeni alanda bilhassa 260,000 filistinlinin yaşadığı Doğu Yeruşalayim olmak üzere birçok Filistin şehri bulunuyor.

Faal bir şekilde ev yıkma, evden çıkarma ve fılıstınlılerın oturma iznini uzatmamakla İsrail anlaşmazlığın merkezi sayılabilecek bir yerde ırksal temizlik yapıyor

Yanlış: Ev yıkımları intihar bombacılarına karşı etkili bir vazgeçirme unsuruydu. İsrail ev yıkımlarını seneler önce durdurdu. Evden çıkarmalar veya oturma izni yenilenmemesi sadece kiraların ödenmediği durumlarda yapıldıç Sadece Filistin Yönetimi bu tamamen kanuni eylemleri İsrailin ırksal temizlik yaptığı propagandasına çevirebilir.

Irksal temizlik demişken…Munayir herhalde 1967 deki Batı Şeriya ve Gazze nüfusunun 995,000 iken bu rakamın 1994 te, yani 27 sene içinde 3,000,000 a yakın olduğunu herhalde bilmiyor. Bu nasıl ırksal temizlik?

İsrail 2008 de 4,500 filistinlinin oturma iznini iptal etti. Bu 1967 den beri en yüksek rakamdır.

Doğru: Bunlar kanunlara karşı gelenler, teröristlerle işbirliği yapanlar veya terör olaylarına karışanlardı.

Barış müzakerelerine Yeruşalayimde inşaatlara devam edilirken başlamak filistinlilerin Yeruşalaim üzerindeki fiilen tüm haklarından vazgeçmesi anlamına gelir. Bunu kabul eden bir lider ise politik intihar etmiş olur.

Bu saçmalığı Münayir tamamen uyduruyor. Yerleşim bölgelerinde inşaatlar devam ederken Abbas birçok müzakerelere katıldı. Bu müzakelerde – ön şart değil, pazarlık konusu olan bir nokta da yerleşim merkezleriydi.

Netanyahu Abbas veya herhangi bir Filistin liderinin bunu kabul edemiyeceğini biliyor. Kurnazca, sanki filistinlilerin kaçıracağı başka bir cömert teklif getirmiş gibi görünecek. Kısacası bunun bir taviz olmadığının bilincinde. Bu teklifi yapmasının nedeni de bu.

Abbas da ABD nin tutumundan şüpheli ve bu yüzden geçen hafta Obama barış için birşey yapmıyor demiştir.

Eğer ABD Netanyahunun bu sinsi teklifini kabul edip Abbasa Doğu Yeruşalayimde inşaatlar devam ederken barış görüşmelerine başlaması için baskı yaparsa, Abbas ABD nin tutumunu gayet iyi anlayacak.

Bu tutum, barış sürecinin başlangıcından beri doğruluğundan korkulan bir tutum: ABD İsrail ve Filistin arasında adil bir arabulucu olamaz.

It’s a message that many have feared to be true since that start of the peace process: The United States is incapable of being a fair mediator between the Palestinians and Israel.

Yanlış: ABD bir düzine başkan ve yıllarca İsraile devamlı daha çok taviz vermesi için baskı yapmış, ve Arapların Gazze ve Batı Şeriyadaki meşru devlet kurma isteklerini desteklemiştir. Hamas Fatah FKÖ İslami Cihad Hizballah Ansar el İslam PFLP DFLP PFLP-GC ve daha bir düzine arap terör organizasyonunun amacı İsraili yıkıp Yahudilere soykırım yapmaktı.

ABD bu amaçları desteklemiyor.

Unutmıyalım. İsrail hakiki brt barış için Mısır Enver Sedata, ve Ürdün Kral Hüseyine işgal ettiği toprakları geri verdi.

Senelerce İsrailin teklifi basit, samimi dürüst ve tutarlı. Bizi bombalamayı durdurun, bizi yoketmekten vazgeçin. Gelin oturup konuşalım ve barış yapalım.

Acı gerçek şu ki teröristler silahlarını bırakırlarsa barış olur.

İsrail silahını brakırsa yokolur.

YORUM BIRAKIN, SESİNİZİ DUYURUN. (YORUMLARINIZDA RESMİNİZİN DE GÖRÜNMESİ İSTİYORSANIZ TIKLAYIN.)

Reklam Reklam

ANKETİMİZE KATILIN

12 Eylül Günü Referandum'da Oyunuz Ne olacak?

Anket Sonuçlarına Bak

Loading ... Loading ...

skyturk.net


Basın Meslek İlkeleri ile Türkiye Cumhuriyeti Yasaları'na uymayı kendine temel ilke edinmiştir. www.skyturk.net içerisinde yer alan köşe yazısı, haber ve reklamlarda yer alan görüş-düşünceler, eserlerin sahiplerine aittir. Bu ürünlerin şekil, içerik, tasarım ve hukuki sorumluluklarından www.skyturk.net sorumlu tutulamaz. www.skyturk.net içerisinde yer alan haber, makale, röportaj ve fotoğrafların tamamını kullanmak izne tabidir. Ancak ve yazı ve haberlerin bir bölümünden alıntı yaparak devamı için link vermek yoluyla kullanabilir.
HOSTED BY Ontek
TEAkolik Fragman Ortadoğu ALMANYA