HABER ARŞİVİ

Kalbimi kırdın Tanrım!

KALBİMİ KIRDIN TANRIM

Namusundan zerre kadar kuşku duymadığım insanların, vatanseverlerin bir kısmı hapiste? İki yıl oldu, henüz neyle suçlandıklarını bile bilmiyorlar. Bazıları o koşullara dayanamayarak hastalandı ve öldü, bir kısmı şerefleri zedelendiği için intihar etti, bir kısmı beden sağlığının yanısıra ruh sağlığını da kaybetti?

Bu insanların içinde; onun bunun hakkını yiyen, Devlet olanaklarıyla zenginleşen, Kamunun malından çalan, ihaleye fesat karıştıran, aniden servet sahibi olan, yüz kızartıcı suç işleyen, herhangi bir canlıya bilerek ve isteyerek zarar vermiş olan tek bir kişi bile yok?

Muktedirliğin kaçınılmaz doğası gereği Allah?a şirk koşmakta hiçbir beis görmeyen Ebu Lehebler, Ebu Cehiller, Velid Bin Muğireler ve benzerleri ortalıkta fink atıyor; Kamu malından çalanlar, mızraklarının ucuna Kuran safyaları takarak Müslümanların üzerine saldıranların torunları şimdi kirli parmaklarına geçirdikleri Kuran sayfalarıyla girdikleri her kalleş savaştan muzaffer biçimde ayrılmanın hazzıyla azdıkça azıyor; ama bilerek veya bilmeyerek Kuran ayetleri paralelinde fakirin fukaranın hakkını savunanlar, emperyalizme karşı direnenler, tek suçları Vatanı gerçekten sevmek olanlar, abd?de oluşturulduğunu artık çocukların bile bildiği birtakım senaryolarla perişan ediliyor, zulümlere uğratılıyor, onursuzlaştırılıyor, kendi vatanlarında Guantanamolara tıkılıyor?

Türk?e ilişkin ne kadar değer varsa en galiz yakıştırmalarla alay konusu yapılıp; Türk, kendi anavatanında Türk olmaktan utanır hale getiriliyor.

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Aynı Vatanı paylaştığım insanların önemli bir bölümü işsiz, aç susuz, fakir fukara, mağdur, perişan? Bir zamanlar zenginler yine vardı, olsunlar tabii; ama çoğunluk orta sınıftı, herkes iyi kötü bir işe sahipti, kıt kanaat geçinebiliyorlar, namerde muhtaç olmadan çoluk çocuklarına ekmek götürebiliyorlardı? Orta halli, onurlu insanlardı?

Ama şimdi orta sınıf yok oldu; artık zenginler ve fakirler kaldı sadece? Dünyanın en zenginleri listesine eskiden üç-dört kişi girebiliyordu ülkemde, şimdi bu sayı yirmili rakamlarda; halk fakirleştikçe, doğal olarak birileri daha da zenginleşiyor, servetine servet katıyor? İnsanlar işsizliğin, fakirliğin, yoksunluğun ve onursuzlaştırılmanın kıskacında; kimse ne yapacağını bilemiyor, herkes perişan, herkes mazlum, herkes cinnetin eşiğinde?

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Bir zamanlar dinibütün insanlar vardı bu ülkede. Namazında niyazında insanlardı. Sabah uyandıklarında bugün kime bir hayrım dokunabilir, bugün hangi mazlumun bir acısına merhem olabilirim diye sorarlardı kendilerine? Artık onlar da değişti Tanrım, artık onlar da değişti? Bugün ne yaparım da servet sahibi olabilirim, ne yaparım da onu bunu kazıklayabilirim, ne yaparım da birilerinden intikam alabilirim, diye mırıldanıyorlar sabah yataktan çıkarken?

Eskiden Kuran?ı uygulamak için okurlardı, şimdi Kitap?ta yazılanların tam tersini uygulamak için okuyorlar senin sözlerini? Sen ?İnsanları ezmeyin, onların alınterlerini gaspetmeyin, servetleri aranızda eşit biçimde paylaşın, merhametli olun, yoksulu azarlamayın, dünya nimetlerinin sizi azdırmasına meydan vermeyin, zalimlerle dost olmayın!? diye uyarıyorsan ya; bunlar, bunun tam tersini yapmak, sana mümkün olduğu kadar fazla ihanet edebilmek için okuyorlar artık ayetlerini?

Müslümanlar(!) insanlara zulmetmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor, böyle bir fırsat bulamadıklarında kendileri yaratıyorlar artık; senin Kitap bağlıların(!) zalimleştikçe zalimleşiyorlar, muktedirliğin fitne kokulu cazibesiyle kendilerinden geçerek firavuna rahmet okutturmanın doruklarında bu şeytani hazzı ve tatmini sana eş koşarak şirk üstüne şirk işliyorlar artık? Mazlumlar çaresiz, mazlumlar yitik, mazlumlar perişan?

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Tarihin emperyalizme karşı en onurlu savaşını kazanarak İslam?ın şerefini kurtaran bu topraklarda kurulan bu yeni Devlet, emperyalizmle kolkola yürüyen yerli işbirlikçilerin ihanetleriyle temellerinden sarsılıyor. Devlet küçüldükçü küçüldü, elde avuçta hiçbir şey kalmadı; limanlar, tersaneler, fabrikalar, bankalar, telekomünikasyon sistemleri, hatta Borsa bile? Her şey bir bir yabancıların eline geçti, elde avuçta hiçbir şey kalmadı. Şimdi, nehirleri, gölleri, ovaları, dağları tepeleri, bu toprakları Vatan yapan ne varsa her şeyi özelleştirme adı altında ona buna, özellikle yabancılara satmanın planlarını yapıyorlar?

Halk çaresiz, halk bilinçsiz, halk duyarsızlaştırılmış bir biçimde olan biteni izlemek zorunda bırakılıyor; bu şerefli Ülkeyi savaşla mağlup edemeyenler, şimde ekonomik birtakım düzenbazlıklarla bölüşüyorlar Vatanımızı? Dünün sözde liberal eç kurtlarının yerini, bugün sözde Müslüman yeni aç kurtlar aldı; üstelik bunlar eskilerden daha aç, daha açgözlü ve daha açıkgöz?

Herkes çaresiz ve inanamaz gözlerle izliyor olup biteni; Ülke semaları iç çekişlerle sarsılıyor, vatanseverlerin gözyaşları sel olmuş, dere olmuş, nehir olmuş özelleştirilmeyi bekliyor?

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Basın, ?Mütareke Basını? oldu tekrar; bundan yüz yıl önce Amerikan ve İngiliz kışkırtmasıyla meydana gelen karşılıklı öldürmeler, bilinen adıyla sözde Ermeni soykırımı, emperyalistlerin parlamentolarından veya komisyonlarından önce bu Ülkenin basını tarafından kabul görüp insanların beynine çakılıyor? Avrupa Birliği fonlarından beslenen ve CIA?dan maaş aldığı artık tereddütsüz biçimde ortaya çıkmış olan aydınlar(!), gazeteleri ve televizyonları ele geçirmiş, hiç utanmadan ve sıkılmadan Türklerin Ermenileri kestiğini yazıp çizebiliyor. Ve her şey o denli fütursuzca yapılıyor ki, emperyalistlerden ödül üzerine ödül, para üzerine para alan bu aydınlar(!), İstiklâl Savaşı?nı kazanarak İslam?ın şerefini kurtaran Mustafa Kemal hakkında en galiz küfürleri rahatça edebiliyorlar gazetelerinde, romanlarında, filmlerinde?

?Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır!? dediği için İsviçre?de gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede Almanca yaptığı savunmasında duruşma yargıcına ve İsviçre demokrasisine(!) hak ettikleri tokadı yapıştırmakta hiç tereddüt etmeyen Doğu Perinçek, kendi ülkesinde Ergenekon Terör Örgütü(!) üyeliğinden hapiste; ?Türkler 1.5 milyon Ermeni?yi kesti!? diye kin kustuğu için aldığı 1.000.000 Euroluk ödülle gününü gün eden entelektüel ise Müslüman(!) zihinlerde baş köşede?

Bu ülkenin vatanseverleri çaresizce feryat edip duruyor tüm olan bitene?

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Tamam, ?özgür irade? vererek, insanı fiil ve eylemlerinden sorumlu kılarak, bu fiil ve eylemlerinin sonuçlarına katlanmalarını kararlaştırdın; ama görüyorsun işte, özgür irade her ne kadar özgür olsa da bazen senin yardımına ihtiyaç duyuyor, sen yardım etmeden bir şeyleri başarıp zalimin zulmünü kıramıyor?

Ve sen Tanrım, bu insanları yapayalnız bırakmış, her şeyi öylece izliyorsun!.. (Veya bana öyle geliyor.)

Kalbimi kırdın Tanrım?

Bunu bir yere yazacağını biliyorum, bunun sonuçlarına katlanmam gerektiğini de?

Ama yine de söylemek, Levhi Mahfuz?una kayıt düşmek zorundayım:

Zalimleri hiç sevmediğini, İblis ve ordularına geçici bir süre için izin verdiğini, onları özellikle bir süre daha mühletlendirdiğini biliyorum tabii; ama zulmün bu derece artmasına izin vererek veya bu konuda herhangi bir şey yapmayarak yine de kalbimi kırdın Tanrım, kalbimi kırdın?

Anavatanımda, Türkiye?mde yanmışım; senin cehenneminde, senin himayende yanmak ne gam!

Benim kalbimi sadece sevdiklerim kırabilir?

Ve sen benim kalbimi kırdın Tanrım?

Tüm mazlum vatandaşlarım adına Levhi Mahfuz?una şerh düşüyorum:

Sen benim kalbimi kırdın Tanrım?

Sen benim kalbimi kırdın?


2010-03-16 19:41:57


YORUMLAR
ahmet sancak
2010-03-17 15:12:31
bize o imanı, vicdanı adelet merhamet duygusunu vermeseydi
asardık
keserdik
öldürürdük
katlederdik
hatta cesetlerinin karşısına geçip şarap içerdik, hamile kadınları süngüler karnındaki bebekleri çıkarırdık, sonra da köpekler gibi bütün dünyada medeni insanlar gibi şarkılar söylerdik, filimlerle alavere-dalevere çeverirdik, işgal ettiğimiz topraklardan sürdüğümüz insanlarla alay ederdik.
kuluna kaldıramayacağı yükü vurmayan Allah müminlere de aynı yükü vermez galiba.
ne diye bize şehitlik müjdesi verip fethettiğimiz toprakları masalarda pazarlık konusu yaptırıyor.
Yok
kalbim kırık değil de atalarıma biraz kızgınım ben.
assalar
kesseler
öldürseler
yok etselerdi yer yüzünde bir tek ermeni ve rum kalmasaydı
kim ne diyebilecekti ki ?






   

   

İDAM CEZASI GERİ GELSİN Mİ

EVET GELSİN
HAYIR GELMESİN