Kimya Hatun
Melâhat ÜRKMEZ
Konya’dan gelip geçmiş ve Mevlâna’nın etrafında bulunmuş kadınlardan en çok sözü edilen, en çok eğilip bükülen, en çok karalanan veya en çok masum gösterilen hanım hiç şüphesiz Kimya Hatun olmuştur. Şems-i Tebrizî’yi karalamak isteyenlerin ise tutunduğu iplerden ilki yine Kimya Hatun’dur. Asırlardır gizemini koruyan Kimya Hatun son günlerde belki de asırlar boyunca hiç olmadığı kadar gündeme oturtulmuştur. İnsanın aklına hemen şu sorular geliyor; “Acaba Kimya Hatun adlı bu kızcağız, asırlar sonra bile adının bu denli eğrilip, sündürülebileceğini biliyor muydu? Kimya Hatun gerçekten masum muydu yoksa bir günahkar mıydı ya da Hz.Mevlâna’nın, Alâeddin Çelebi ve Şems-i Tebrizî gibi iki can paresi tarafından paylaşılamıyor muydu, Hz.Mevlâna’nın oğlu ile arasının açılmasına, küs ölmesine sebep mi olmuştu, İhanet etti mi, Şems tarafından boynu kırılarak mı öldürüldü, boynundaki bir tutulma sonucu mu öldü, Şems bir katil miydi, Şems bir masum muydu?” bütün bu sorulara cevaplar verebilmek ancak sahih kaynaklara dayanarak kesinlik kazanabilir.
Kimya Hatun bir günâhkardı, demek ne kadar bilimsel değilse, bir masumdu demek de o kadar bilimsel değildir. Zira sağlam kaynak olarak niteleyebileceğimiz; Mevlâna’nın eserleri, oğlu Sultan Veled’in eserleri, Mevlâna’ya kırk yıl müritlik yapmış olan Sipehsalar’ın Sipehsalar Menakıbı ve Şems’in vaazlarını, günlük konuşmalarını not tutanların toplamından oluşan Makalat adlı eserlerde Kimya Hatun hakkında (çarpıtıldığı şekilde) bilgi veya bilgiler yok.
Ahmet Eflaki’nin Ârilerin Menkıbeleri adlı eseri ise, olayların yaşandığı tarihten birkaç asır sonra kulaktan dolma bilgilerle yazıldığı ve kaynak belirtilmediği için rivayet ve menkıbe olarak kabul edilmekte, kesinlik arz etmemektedir.
“Kimya Hatun kimdi?” diye soracak olursak, İranlı hanım yazar Saide Kuds’un, “Kimya Hatun” romanında anlattığı kızcağız olmadığı bir gerçektir. Saide Kuds’un yazar olarak seçimi, roman kahramanlarını haksız yere karalamak, hatta satır aralarında İslâm’a, Mevlâna’ya, Sultan Veled’e, baştan sona Şems’e saldırmak olmuş desek sanıyorum yanlış söylemiş olmayız. Hz.Mevlâna, Sultan Veled, Şems ve haremdeki(!) kadınları kötülerken, herbirisini birer zalim gibi gösterirken sadece Alaeddin Çelebi’yi ve Kimya Hatun’u günahsız, masum göstermiştir. Kitabı okurken bilinçli olarak yanlı yazılmış, objektif olmayan bir roman kurgusu olduğu kanaati uyandırıyor. Çoğu olaylardaki kurgulamanın gerçekle yakından uzaktan alakası olmadığı görülmektedir.
İranlı hanım yazar Saide Kuds, Mevlanâ Celaleddin’i Rumi’nin Hareminden Kimya Hatun” adlı romanıyla her ne kadar İran’da 2006 Parvin Etasami Edebiyat ödülü’nü almış olsa da, teşekkür yazısında, “Mevlâna ve Şems’in yaşamına dair birçok bilinmeyenin bilinmesine yardımcı olacağını umduğumuz” diyerek bilinmeyenlere ışık tutacağını iddia etse de yanlışlarla, karalamalarla kurgulamış bir roman. Üstelik bu iddialarını hangi kaynağa dayandırdığının ismi, cismi ve ispatını belirtmemiş. Dolayısıyla değil bilinmeyenlere ışık tutmak, bilinenleri bile yanlış kurgulamış, çarpıtmış. Bu tarihi yanlışlıkların ve karalamaların birkaçını aktarmayı görev addettiğim için konuya ilgi duyanlar ile paylaşmak istedim;
Romanın ilk sayfalarında, Kimya Hatun, Mevlâna’nın ikinci eşi Kerra Hatun’un ilk evliliğinden olan kızı olarak kurgulanmış. Oysa Kimya Hatun, Mevlâna’nın terbiyesinde büyütülmesi için yakınları tarafından taşradan getirilerek Mevlâna’nın eğitimine verilmiş ve evlatlık olarak büyütülmüş kabiliyetli bir kızdır.
Yazar, Tahran Üniversitesi Politik Coğrafya Bölümünden mezun olmuş bir diplomat eşi olsa da Konya’yı Akdeniz kıyısında bir ülke gibi aksettirerek tasvirlerinde sık sık Konya’yı nar, incir ve yasemin ağaçlarıyla dolu bir şehir gibi göstermiş.
Bir başka hata ise sayfa 41 de konuşturduğu Kimya’nın dadısı, “Sizden ayrılacağım için ağlamıyorum, kendi hâlime ağlıyorum. Bir kağıt mendil gibi kullanılıp bir köşeye atıldım” diyor. 1245’li yıllarda kâğıt mendil olmadığı bir gerçek.
Yaşadığımız yüzyılda bile kadına yeni yeni verilen değer ve hakları Mevlâna yaşadığı yüzyılda uygularken, savunurken, eserlerinde belirtirken, Hz.Muhammed’in kadın konusunda ki sünnet-i seniyesini uygularken, “Canım bedende oldukça Kur’an’ın kuluyum; seçilmiş Muhammed’in yolunun toprağıyım” diyerek hayatı boyunca İslâm’dan bir adım dışarı adım atmamış bir müderris, bir mutasavvıfen, Saide Kuds kitabının 293. sayfasında Hz.Mevlâna’yı Kimya’nın dilinden şöyle kurgulayıp, anlatıyor; “Hüdavendigar’a, ‘Madem ki hayatınızdaki kadınları seviyordunuz, madem ki şefkatliydiniz, neden bir takım konuşmalarınızda kadınları düzenbaz, tahripkâr ve her türlü bozukluğun sebebi olarak gösterdiniz ve onu sözüne güvenilmeyen, dikkat edilmesi gereken kıt akıllı mahlûk olarak nitelediniz’ diye sormalıydım” diyor. Saide Kuds, Mevlâna’nın eserlerinde birçok metaforlara, sembollere yer vererek, kadını nefse, erkeği akla benzettiği esprisini ya anlamamış ya da anlamak istememiş. Mevlâna’nın eserlerinin çoğu beyitlerinde kadınları değerli hatta ateş-su benzetmesinde erkeklerden daha üstün gösterdiği kısımları göz ardı etmiş.
DEVAM EDECEK

Prof. Dr. Ali Osman ÖZCAN
Mehmet KOCA
Yılmaz YUNAK
Bülent KİRAN
Hilmi Tutar
Elda Ela
Murat AYDIN
Kenan SEVİNDİK
Ahmet Hamdi ÖZSARAÇ
Mehmet BALLI
Ali CEYLAN
Aynur AYAZ
Seyda Elif GÜVEN
Celal TOPRAK
Rafael SADİ
Nimet USTA
Urcun CANEL
Shrulik
Perihan ÇAKIROĞLU
Erdoğan SÜZER
Gülay GÖKÇEK
Siminya
Ahmet OKUMUŞ
Yeşim TURAN
Halise İLK
Av.Uysal Uğurlu
Çiğdem GÜZELHAN
Alptekin CEVHERLİ
Nilüfer AKDOĞAN
Ozgun ERSİN
Mustafa TIĞLI
şimdi size sorarım dostlrım hemen hepiniz aşk adlı romanı okumuşsunuz vede orda şemsin rumi ye olan aşkını biliyosunuz ki bu sadece o kitapta yazmıyo şemsin mevlanaya olan aşkı bir hak aşkı diilmiydi hak aşığı olan bi insan zulum yapabilir mi sizce benim aklımı kurcalayan bir tek soru var burda bir kere bile birlikte olmadığı ve olamadanda sevgisinden ki oda ( hak aşkına dönmüştür ) vefeat etmiş . neden tebrizli şems evlendi asıl soru bu bence vallaha bu sorunun karşılıgını bulursanız benide bilgilendirin … saygılarımla ALLAH a ve AŞK a emanet olun
ama gerçek aşka
SAYIN MELAHAT HANIM ÇOK HAKLI.BEN KİTABI YENİ OKUDUM.DAHA ÖNCE ELİF ŞAFAK’IN KİTABINI -AŞK-OKUMUŞTUM.İKİ KİTAP BİRBİRLERİYLE ÇELİŞİYOR.AÇIKÇASI BANA ELİF ŞAFAK’IN KİTABI DAHA İNANDIRICI GELİYOR.ELİF ŞAFAK YARARLANDIĞI KAYNAKLARI AÇIK BİR ŞEKİLDE YAZMIŞ.OYSA Saide Kuds SADECE KÜTÜPHANE İSMİ VERMİŞ.
şems ve mevlana nın yaşadığı dönemin gerçeklerini çoq merak ediyorum ama böyle karalamalar yüzünden…
ben ahmet ümitin BAB-I ESRAR kitabını ve kımya hatunu okudum.şimdi aşk kıtabını okuycam hepsı bırbırınden farklı.bab-ı esrada kımya hatunun bahçede mevlananın oglu ıle yakalandıktan şems ıle evlendıgınden bahsedıyor.ama kımya hatunda olaylar çok farklı Allah aşkını arayan kişi bu kadar zülm işkence yapabilirmi hem Mevlana hem Şems…..?
İlk olarak Elif Şafak ın aşk adlı kitabını okudum ve gerçekten çok etkilendim daha sonra kimya hatunu okudum ve iki kitaptaki bilgilerin çelişkisi açıkçası beni çok şaşırttı.Kimya hatun adlı kitaptaki bilgilerin kesinlikle doğruluğuna inanmıyorum.
yha walla ben anlYAMADIM KİMYA HATUN U ŞEMS Mİ ÖLDÜRDÜ Kİ BU BENCE KESİNLİKLE YALAN BİR BİLGİ KİMYA HATUN ODASINDA KALIRKEN ÖLMÜYOMU _? AŞK’ TA ÖLE YAZIYO SDEMEKKİ DAHA ÇOK KİTAP OKUYCAM ŞEMS HAKKINDA TAVSİYE EDEBİLCENİZ VARSA EDİN?””””ŞEMSİ ””””””ÇOK SEVİYORUM
Sorularınızın cevabı son köşe yazımdadır. Saygıyla.
slm ben elif şafak ın aşk kitabını ve kimya hatunu okudum.Gerçekten ikisi de çok farklı anltmışlar kimyayı hepsinde ölümü farklı bir de ahmet ümitin kitabı var galiba herkes bazı şeyleri gerçek bilgilere bağlı kalmadan yazıp sonrada yaşanmış ,gerçek diye kitap arkasına not düşüyor yazınız için teşekkürler en azından arayan gerçek bilgiye bir şekilde ulaşıyor
bu arada bab ı esrar gbi şemsi anlatan romanlar varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
Aşk’ı okudum.çok ama çok etkilendim.Şems ve Kimya Hatun la ilgili araştırmalar yaptım.sonra anladım ki kitap çoğu saçma kurgulardan ibaret..hala da anlamadığım şeyler var..geçenlerde bab-ı esrar ı okudum..o da çok etkilyiciydi ama yine garip bi kurgu tabii.en doğru biligiye ulaşmaya çalışıyorum..
ben kitabı yeni okudum ve hiç adını bile duymadığım(şimdiye kadar)tebrizl_i şems ve ona aşık oldum.Ben böyle bir insan yaşamışmı diye araştırıken burda buldum kendimi ewt kitabın kusurları çok fazla ama benim tebrizli şemsle tanışmama fesile oldu. onun gibi biri birdaha hayata gelirmi bilemm ama bana çok fazla şey kattı.AŞK belki yalan belki gerçek ama hayat birbirimizi ve kendimizi sevmeyle başlarr…
aşk isimli kitabı ben de okudum.zaten her yazılmış roman için birisi mükemmel derken birisi çok kötü diyebilir..roman sürükleyici olmakla birlikte ben de aslında şems kısmında takılmıştım..kimya hatuna da çok üzüldüm.neden aşkına karşılık vermedi ve onun ölümüne sebep oldu diye.sonuçta eşiydi.evlenmişti onunla.ama acaba böylemiydi gerçek..acaba hangi doğru kaynaklardan bu araştırılabilir..ve kimya hatun öldükten sonra neler oldu şemsin tepkisi ne oldu..bunlar da eksik kalmış romanda.
Elif Şafak Aşk , Bab-ı esrar ve arkasında Kimya Hatun kitabını okudum. Kitabı alırken Hz. Şems ve Hz Mevlananın aşk yolculuğunu Kimya hatunun gözü ile anlatacağını düşünmüştüm ama kensinlikle yanlı anlatımlarla , uzun ve konudan insanı uzaklaştıran betimlemelerle dolu, üstelik çoğu yerde Hz. Şems ve Mevlananın yaşadığ maneviyatdan aslında farklı bir dünya varmış ve sanki Hz. Şems aslında büyük bir zat olmasından çok küçük bir kıza aşık olmuş yaşlı bir bunak olarak yazılmış malesef. Kitap okunduğunda kesinlikle Hz. Şemsi sevmeyen bir kalem tarafından ele alındığı çok açık. Yazınız için çok teşekkürler. Tavsiye edebileceğiniz başka tassavufi kitaplar var mı acaba?
Çok teşekkürler.
Peki Saide Kuds Şems’i karalamak için yazmış olsun bu kitabı,buna inandık.Ama şöyle bir gerçek var :65 yaşında bir adam 15 yaşında bir kızla evlenmeyi istiyor veya kabul ediyor.Bu nasıl bir nefsdir anlıyamıyorum.O zaman bunu normal görenler günüzmüzde yaşanmış olan Halis Toprak’ın evliliğini de gayet olağan karşılamışlardır diye düşünüyorum.
Elif Şafak’ın Aşk kitabını okudum orada hiç böyle olmadığını gördüm.Böyle yanlı yazılar yazarak neyi amaçlamış yazar anlamak zor tarihe mal olmuş bu kişileri kötü göstermeye çalışarak kendi kalitesini ortaya koymuş zavallı yazrcık.
Ben de romanı yeni okudum ve romanın yanlış bilgiler içerdiğini ve yanlı yazıldığını farkettim.Ve Kimya Hatun’un gerçekte kim olduğunu araştırmak isterken yazıyı okudum.Tesbitleriniz ve daha nice İslam’ı kötüleyen bölümlerin olduğu bu kitabın okunmayacak kitaplar arasında olduğuna kanaat getirdim.
özlem hanım her yazar doğası gereği elbette yan tutacaktır biz kitaptan işimize yarayanı alırız gerisi bizi sarmaz kendinizi kitaba fazla kaptırmayın o sadece güzel bir bilim kurgu romanı ben mevlana diye bir şahsın varlığına bile tam olarak inanmıyorum
bence her romanın gerçekle ilgisi olacak diye birşey yok Öyle olsaydı tarihi belgeleri çok güzel romanlar olarak değerlendirmek gerekecekti Halbu ki tarihi belgelerin edebi yönü yoktur
yusuf bey o sizin eksik kalmış dini bilginizden ötürü.bu konularda bildiğimizle yetinmezsek daha doğru olur diye düşünüyorum ki zaten insan vücudu nasıl gelişiyorsa bilgileride ve ufku da gelişmeli.insan maalesefki yerinde sayan bir canlı değil malumunuz üzere.
bab-ı esrar harika
kimya hatunun gerçek hayatini çok merak etmekteyim, özellikle mevlana nin üvey kizimidir yoksa evlatlikmi? alaaddinle gerçekten bir sevgi yasamismi? Sems ki o cok sevdigim onu gerçekten hirpalamismi? Bütün gönlüme egemen olan bu insanlarin sems_i tebrizi Mevlana Rumi ve kimya hatun gerçekte neler yasadilar? gerçi ben onlari onlarin asklarinin çok yüksek bir yerde oldugunu biliyorum ama gene de ögrenmek isterim yardimci olursaniz çok sevinirim .. gözleriniz gönlünüz isikla dolsun…
yazınız için teşekkürler
kimya hatun ile ilgili tüm aramalarımda malesef sadece saide kuds”un kitabı karşıma çıkıyor.
Sizin vermiş olduğunuz bilginin (Kimya Hatun, Mevlâna’nın terbiyesinde büyütülmesi için yakınları tarafından taşradan getirilerek Mevlâna’nın eğitimine verilmiş ve evlatlık olarak büyütülmüş kabiliyetli bir kızdır) kaynağını öğrenebilirmiyiz
teşekkürler
gerçekten aydınlattığınız için tşk ederim tespitleriniz cidden ikna edici tşk
ilginç. tarihi şahsiyetleri kullanarak gerçekle alakası olmayan romanlar yazmak tarihin yanlış bilinmesine yol açabiliyor tesbitleriniz ilginç ve bilgilendirici