Türkiye Avrupa Birliği süreci AB içerisinde tartışmalara devam ede dursun, Türk Sivil Toplum Kuruluşları bu konuda oldukça önemli mesafe aldı. Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) bu konuda hükümetler üstü çalışmalarıyla tanınıyor. Birliğin Hollanda Başkanı Veyis Güngör ülkede Türk ve müslümanlara yönelik ayrımcılığa dikkat çekiyor.
Türkiye Avrupa Birliği süreci AB içerisinde tartışmalara devam ede dursun, Türk Sivil Toplum Kuruluşları bu konuda oldukça önemli mesafe aldı. Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) bu konuda hükümetler üstü çalışmalarıyla tanınıyor.
Birliğin Hollanda Başkanı Veyis Güngör ülkede Türk ve müslümanlara yönelik ayrımcılığa dikkat çekerken, Türkiye'de 35 yıl aradan sonra kucaklaştığı arkadaşlarıyla arasında geçen diyaloglardan ilginç örnekler veriyor. Veyis Güngör'ün makalesi:
Yaz tatili ve sonrası
Yeni bir yaz tatilini geride bıraktık. Bir çoğumuz her yıl olduğu gibi, bu yıl da tatillerinin önemli bir bölümünü anavatan Türkiye?de geçirdiler. Tabii ki hepimizin farklı izlenimleri oldu yaz tatilinde...
İşte size iki örnek:
Bu yaz tatilinde bir ilki gerçekleştirdik. Akören Mustafa Çetin İlkokulu'nun o küçük sınıflarında otuz beş yıl önce birlikte olduğumuz ilkokul arkadaşlarımızla biraya geldik.
Evet dile kolay. Otuz beş yıl sonra bir yaz günü. Konya Devlet Su İşlerinde görevine devam eden ilkokul arkadaşım İsmail Karakoca?nın teklifiyle ilkokul arkadaşlarımızın toplanmasına karar kıldık. İlkokul arkadaşımız Hamza Ertaş?ın elinde bulunan sınıf fotoğrafından isimler tespit edildi. Buluşma tarihi belirlendi. Buluşma toplantısının koordinasyonunu İsmail Karakoca ve Cemil Gülcan üstlendiler. Kısa bir süre içinde 1973/1974 yılı Akören Mustafa Kemal İlkokulu mezunları bir araya geldiler.
Bazı arkadaşlarımızın eşleriyle katıldığı buluşma toplantısına, ortaokulda birlikte olduğumuz arkadaşların da iştirakleriyle, elli dokuz kişi otuz beş yıl sonra bir araya gelerek, birlikte yemek yedik. Toplantıda, arkadaşlarımızın önemli bölümünü kolay hatırladım. Çünkü yüz şekillerinde bazı değişiklikler olsa da, o zaman benim hafızamda çekilen fotoğrafta fazla bir değişiklik yoktu. Bazı arkadaşları ise köydeki evlerinin bulunduğu mekandan hareketle tanıdım. En büyük değişiklik bayanlarda olmuş. Bazılarıyla sokakta karşılaşsam emin olun tanıyamazdım. Duygu yüklü bir buluşmaydı benim içim. Yıllar önceki hatıralar tekrar canlandı gözlerimin önünde. Sayılı ömrümüzün bir bölümünü birlikte geçirdiğimiz insanlarla hem çocukluk yıllarımızı, hem de büyümüş halimizde bir arada değerlendirme imkanı bulduk. İlkokul yılları, insan şahsiyetinin şekillenmesinde önemli rol oynar. Öğretmenler, okul arkadaşları yani sosyal çevre, yavaş yavaş oluşan bireyin önemli temel taşlarıdır. Birey bu çevre sayesinde dünyayı, etrafı, varoluşu, çevreyi anlamlandırmaya çalışır. İlkokulda, ortaokulda yaşanan her hangi bir olay kolay kolay unutulmaz. Kişiliğimizde iz bırakır, yer edinir?
Mevsim üzerinde seyreden sıcaklar ve tatilin son günlerine rastlayan Ramazan bu yıl yaz tatiline damgasını vuran gelişmeler oldu.
Aşırı sıcaklar Ramazan orucuyla birleşince insanın susuzluğu kelimenin tam anlamıyla yaşandı. Böyle, aşırı sıcaklar ve Ramazanı 30 yıl öncede yaşamıştım. O zaman henüz on iki, on üç yaşlarında yeni yetme bir delikanlıydım. O yıllarda dilim damağım kururdu. Üstelik bir de acıkırdım. Bazen saatler, dakikalar zor geçerdi.
Ama bu yıl, yine bir yaz orucunda sadece susadım. Acıkma hissi neredeyse yok gibiydi. İftarda tek odaklanan nokta sanki suydu. Normal şartlarda kıymetini pek bilmediğimiz o mübarek suyun, bu sıcak yaz günlerinde tutulan oruçla ne kadar değerli olduğunu öğreniyorsunuz.
Müthiş bir irade sınavı ile karşı karşıyasınız.
İmsak vakti bir emirle yemeyi, içmeyi kesiyorsunuz.
Taaki, akşam ezanıyla, yiyebilir/içebilir emri gelinceye kadar sabrediyor, dayanıyorsunuz.
Oruç, insanı derin derin düşünmeye davet ediyor adeta.
O kavurucu sıcaklarla birlikte Ramazanın ilk on gününü Türkiye?de geçirdik. İkinci ve üçüncü on gününü Hollanda?da tutmaya devam ediyoruz. Türkiye?deki sıcakları görünce, Hollanda?da, her ne kadar uzun süre oruç tutsakta, daha kolay olduğunu söylemeden geçemiyor insan?
Ve Hollanda?ya döndük. Türkiye?nin o sıcak ama yakıcı ve kavurucu sıcaklarından, yağmurlu Hollanda?ya döndük. Günlerdir yağmaya devam ediyor. Rahatsız değilim?
Hollanda?daki siyasette bir değişiklik olmamış.
Halâ hükümet kurulamamış.
CDA, VVD bir azınlık hükümeti üzerinde neredeyse anlaşmışlar. Ama dışarıdan destekçileri çok tehlikeli.
Adam Hollanda anayasasının birinci maddesini açıkça çiğniyor. Suç işliyor. Toplumun bir bölümüne inancından dolayı ayırımcılık yapıyor. Bu adamın verdiği destek ile kurulacak hükümet ne kadar sağlıklı olur? CDA?nın içi karışık. Liberaller bireylerin çiğnenen inanç özgürlüğü karşısında susacaklar mı? Ülkede yaşayan göçmenler bıçak sırtında. Tedirginler. Velhasıl. Karma karışık bir siyasi hava var Hollanda?da?
Veyis GÜNGÖR
info@veyisgungor.com
2010-09-04 02:46:40
YORUMLAR
kemal taspinar
2010-09-05 18:09:33
yabanci dusmanligindan oy toplayan siyasiler hayati zorlastiriyor.
irkcilik islam fobisi ustune soylemler karalama kampanyalari hollandaya yakismiyor hollanda halki kendi politikaciları tarafindan kandiriliyor.
sayin stk yoneticileri lutfen islam dusmanligina karsi daha etkin faaliyetler yapin.
selamlar