Kahraman Şeref KASAP
2010-09-08 13:33:21
Yayınlanan Habere Kanuni Cevaplarım,
15.04.2010 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü?ne ??Mustafa Sarıgül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal? ı vur emri verdi?? konulu bir e-posta ihbarı gönderdim. Bu ihbara ilişkin olarak 06.05.2010 tarihinde Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı?nca 2010/... . ... . Hz. Soruşturma numarası ile başlatılan soruşturma kapsamında 11.05.2010 tarihinde şüpheli olarak gözaltına alındım ve 21.00 ? 23.45 saatleri arasında 9 sayfalık ifade verdim. 12.05.2010 tarihinde Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı?nda soruşturma savcısına verdiğim ifademin ardından tutuklanma talebi ile sevk edildiğim Şişli 3.Sulh Ceza Mahkemesi?nden tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. 13.05.2010 tarihinde soruşturma savcısının serbest bırakılmama itiraz etmesi üzerine tekrar gözaltına alınarak Şişli 11.Asliye Ceza Mahkemesi?nde ifademin alınmasından sonra yine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldım. Bu konu ile ilgili Şişli 13.Asliye Ceza Mahkemesi?nde 2010/... . .. sayılı dosya ile kamu davası açılmıştır.
Bilindiği üzere ;
CMK?nın 2.maddesine göre soruşturmanın, suçun öğrenilmesi ile başlayan ve takipsizlik kararı veya iddianamenin hazırlanmasına kadar devam eden bir evre olduğu belirtilmiştir. Bu evrede soruşturmanın gizli yürütülmesi açıkça düzenlenmiş bulunduğu dikkate alındığında ve bu husus ile ilgili olarak 5187 sayılı yasanın 11.maddesinde belirtilen sorumluların aynı yasanın 19/1.maddesine aykırı hareket etmeleri halinde, cezalandırılması gerektiği somut olarak ortaya çıkmaktadır. 5187 sayılı Basın Kanunun ?Yargıyı Etkileme? 19/1.maddesinde; ?Hazırlık soruşturmasının başlamasından takipsizlik kararı verilmesine veya kamu davasının açılmasına kadar geçen süre içerisinde, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme işlemlerinin ve soruşturma ile ilgili diğer belgelerin içeriğini yayımlayan kimse, iki milyar liradan elli milyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza, bölgesel süreli yayınlarda on milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda yirmi milyar liradan az olamaz.? Hükmü yer almaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 285'inci maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlâl eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, soruşturma aşamasında alınan ve kanun hükmü gereğince gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğinin ihlâli açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz."
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun; ?Soruşturmanın gizliliği? kenar başlıklı 157'nci maddesinin birinci fıkrasında; ?(1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.?
Adalet Bakanlığı-Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.01.2006 tarih ve B.03.0.CİG.0.00.00.
05/010.06.02/44 sayılı ?Adlî kolluğun görev, yetki ve sorumlulukları ile soruşturmanın gizliliği? konulu 98 nolu Genelgenin 1 nolu bölümünde ?Soruşturmanın gizliliği ilkesi nazara alınarak; Kişilik hakları ve suçsuzluk karinesi ile delillerin güvence altına alınması da göz önünde bulundurulmak suretiyle, gözaltındaki kişilerin suçlu olarak kamuoyuna duyurulmasına, basın önüne çıkarılmasına, kişilerin basınla sorulu cevaplı görüştürülmelerine, görüntülerinin alınmasına, teşhir edilmelerine sebebiyet verilmemesi, soruşturma evrakının basın organlarında yayınlanmasının önlenmesi, Soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyerek istediği belgelerin bir örneğini alabilen şüpheli, mağdur ve vekillerinin de gizli kalması gereken hususları açıklamamaları yönünde uyarılması, Kamuoyunda ciddi rahatsızlıklar yaratan bu nevi uygulamalara son verilmesi, bu bentlerin aksine tutum ve davranış sergileyenler hakkında derhâl yasal gereğine tevessül olunması? emredilmiştir.
Olayın tarafı konumunda bulunan kişilerin ve bunlar ile birlikte müşterek hareket eden kişilerin, olayın tüm içeriliğini ve belgelerde neler geçtiğini bir gazeteciye açıkladıkları ve bu surette soruşturmanın gizliliğine aykırı hareket ettikleri söz konusu olduğunda, bu kişilerin tespiti ile haklarında TCK?nın 285.maddesi uyarınca işlem yapılması gerekecektir.
Haberlerde olayın iddia olduğu belirtilmiş olsa bile, haberin büyük kısmında konu iddia olarak değil de, eser sahibinin kesin yargılarını ve tespitlerini de içeren şekilde kaleme alınması halinde de İftira veya Hakaret gibi suçların gündeme gelmesinin mümkün olduğu aşikârdır.
Herkes, onur, şeref ve haysiyet sahibidir. Ceza hukuku, kişiyi, onuruna, şeref ve haysiyetine dokunan fiillere karşı korumaktadır. Ne adla olursa olsun, kimsenin kimseyi aşağılamak hakkı yoktur. Hakaret suçu tarih kadar eski olmakla birlikte, herkesin ayırımsız onur, şeref ve haysiyet sahibi olduğunun kabul edilmesi yenidir. Gerçekten, kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince, hiç kimse, bir diğer kimseden, daha az şerefli değildir. Ayırımsız, herkes eşittir, ait olduğu toplumun şerefli bir üyesidir ( An. m. 5, 10, 17 ).
Medeni Kanun, 24. maddesi hükmünde, kişiyi, onuruna, şeref ve haysiyetine karşı saldırılar karşısında korumaktadır. Kişi, başkalarından, onuruna, şeref ve haysiyetine saygı gösterilmesini isteme temel hakkına sahiptir.
Ceza hukuku, kişinin onurunu, şeref ve haysiyetini, cezaî himayenin konusu yapmıştır. Haksız olarak, bir kimsenin onuruna, şeref ve haysiyetine saldırıda bulunmak, hakaret suçuna vücut vermektedir.
Sonuç olarak ;
SKYTURK.NET söz konusu yayınladıkları haber ile daha yargılanmadan hatta yargılanma aşamasına bile gelmeden, Kamuoyu önünde beni suçlu ilan etmişlerdir. Soruşturmanın gizliliğini ihlal ederek, adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs ve kişilik haklarıma tecavüz etmişlerdir. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü?nde ifade verdiğim günün ertesi günü yayınladıkları bu haberleriyle ifadelerimden bazı bilgiler sunmuşlardır. (SUÇ İŞLEMİŞLERDİR)
Yasal Uyarı: Yayınlanan bu yazının tüm hakları bana aittir. Kaynak gösterilse dahi bu yazı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Hakkımda açılmış olan dava ile ilgili bilgileri kahramanserefkasap.blogspot.com adresinden takip edebilirsiniz.